ALERJİK RİNİT

0

Alerjik rinit veya alerjik rinosinüzit,  genellikle gözlerde, burunda ve damakta kaşınmanın eşlik ettiği hapşırma, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı seyreden bir hastalıktır. Postnazal akıntı, öksürük ve yorgunluk diğer yaygın semptomladır. Bazı araştırmacılar, ayrı ayrı “rinit”
ve “sinüzit” terimlerine “rinosinüzit” terimini tercih ederler. Bunun nedeni, burun ve sinüs mukozasının bitişik olması, rinit ve sinüzitin sıklıkla birlikte ortaya çıkması, rinitin sıklıkla sinüzite yol açması ve burun semptomlarının sinüzit ile ortak olmasıdır. Ancak tedavi
yönetimleri birbirinden farklıdır.

Sanayileşmiş ülkelerde yaygınlık, özellikle kentsel alanlarda artmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri ve diğer sanayileşmiş ülkelerdeki çocukların ve yetişkinlerin yüzde 10 ila 30’u alerjik rinit şikayeti yaşar. Alerjik riniti olan hastalar için yıllık ortalama reçete sayısı,
alerjik riniti olmayan hastalardakinin neredeyse iki katıdır.

Alerjik Rinit için risk faktörleri:
• Ailede atopi öyküsü (yani, alerjik hastalıklar geliştirmeye genetik yatkınlık)
• Erkek cinsiyeti
• Polen mevsiminde doğum
• İlk doğan durumu
• Antibiyotiklerin erken kullanımı
• Annenin yaşamın ilk yılında sigaraya
maruz kalması
• Toz akarı alerjeni gibi iç mekan alerjenlerine maruz kalma
• Serum immünoglobulin E (IgE) >100
uluslararası birim/mL (6 yaşından önce)
• Alerjene özgü IgE varlığı

Belirtiler ve Bulgular:
Alerjik rinit hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve burun kaşıntısı ile kendini gösterir. Postnazal akıntı, öksürük ve yorgunluk diğer yaygın semptomlardır. Bazı hastalarda damak
ve iç kulakta kaşıntı görülür. Eş zamanlı alerjik konjunktiviti olanlar, iki taraflı kaşıntı, göz yaşının akması ve/veya gözlerde yanma bildirir. Küçük çocuklar tipik olarak burunlarını sümkürmezler ve bunun yerine tekrar tekrar burnunu çekebilir, koklayabilir, öksürebilir ve boğazlarını temizleyebilirler. Bazıları dilleriyle kaşınan damaklarını kaşıyarak bir tık sesi çıkarır.

Alerjik rinit ve yaşam kalitesi:
Uykuda solunum bozukluğu, tedavi edilmemiş alerjik rinitin en önemli sorunlarından
biridir. Bu durum ise yorgunluk ve genel halsizliğe neden olur. Alerjik rinit, çocuklarda
ve ergenlerde polenlerin yoğun olduğu mevsimlerde daha düşük sınav puanları, zayıf konsantrasyon, bozulmuş atletik performans ve düşük benlik saygısı gibi bir dizi bilişsel ve psikiyatrik sorunla ilişkilidir. Yetişkinlerde alerjik rinit, anksiyete, depresyon, düşük akademik performans ve iş verimliliği (ve astımlı hastalardan daha düşük), cinsel performansta bozulma ve düşük yaşam kalitesi puanları ile ilişkilidir.

• Aralıklı alerjik rinit: Semptomlar  haftada dört günden az veya dört haftadan daha az süredir mevcuttur.
• Kalıcı alerjik rinit: Semptomlar haftada dört günden fazla ve dört haftadan uzun süredir mevcuttur
• Hafif alerjik rinit: Aşağıda “orta-şiddetli” için listelenen öğelerin hiçbiri mevcut değil
• Orta-ağır alerjik rinit: Aşağıdaki öğelerden bir veya daha fazlası mevcut:
• Uyku bozukluğu
• Okul veya iş performansında bozulma
• Günlük aktivitelerde, boş zamanlarında ve/veya spor aktivitelerinde bozulma

Mevsimsel alerji rinit genellikle ağaçlardan, çimenlerden ve yabani otlardan gelen polenlerden kaynaklanır. Sonbaharda saman toplanırken ortaya çıkan veya baharda çiçekler açarken ortaya çıkan semptomlar mevsimsel alerjik rinitle ilişkilidir. Mevsimsel alerjik rinit
semptomları tahmin edilebilir ve yıldan yıla tekrarlanabilir. Çok yıllık alerjik rinit genellikle toz akarları, hamamböcekleri, küf sporları veya hayvan tüyü gibi iç mekan alerjenlerine karşı alerjiyi yansıtır, ancak aeroalerjenler tropikal veya subtropikal iklimlerde çok yıllık
rinite neden olabilir. Dış mekan alerjenlerine bağlı çok yıllık rinit, tozlaşma mevsimlerinin uzun olduğu ve her yerde bulunan küf ve toz akarı alerjenlerinin bulunduğu subtropikal bölgelerde yaygındır. Mesleki alerjen maruziyeti ile çok yıllık semptomlar da görülür. Mevsimsel veya çok yıllık alerjik riniti, alerjik olmayan rinit formlarından klinik olarak ayırt etmenin zor olabileceğini anlamak önemlidir, çünkü mevsimsel ve sürekli semptomların tümü alerjik rinit formlarına özgü değildir. Örnek olarak, kronik alerjik olmayan rinit, hava ve sıcaklıktaki değişikliklerle tetiklenebilir ve bazı hastalarda mevsimsel bir düzene
sahip gibi görünebilir. Bu nedenle, alerjik rinitin doğru teşhisi için tanısal testler gerekebilir. Bu durumda hastanın gerekli tetkikler için doktoruna başvurması uygundu.

Farmakoterapi:
Alerjik riniti olan çoğu hasta, tatmin edici semptom kontrolü için farmakoterapiye ihtiyaç duyar. Bazı reçetesiz satılan alerji ilaçlarının yan etkileri, özellikle de eski antihistaminiklerin
neden olduğu aşırı sedasyon ve antikolinerjik etkiler önemli olabilse de, hastalar kendi kendine tedavi edebilir hale gelirler. Genel olarak, kendi kendini tedavi eden hastalar, glukokortikoid burun spreylerini daha az kullanma ve daha eski, yatıştırıcı antihistaminikleri daha fazla kullanma eğilimindedir. Doktorlar ve eczacılar için zorluk, hastaları farklı tedavilerin göreceli etkinliği konusunda eğitmek ve önemli semptomları olan hastaların yan
etkilere daha az neden olan ilaçlarla yeterince tedavi edilmesini sağlamaktır. Alerjenden
kaçınmak en önemli tedavidir. Gerekli durumlarda doktor immünoterapi önerebilir.

2 yaşın altındaki çocuklar:
Minimum düzeyde yatıştırıcı etkisi olan antihistaminikler (setirizin, loratadin ve feksofenadin) şurup formülasyonlarda mevcuttur (Türkiye’de setirizin şurup mevcut). Setirizin ve feksofenadin, ≥6 aylık çocuklar için onaylanmıştır. Küçük çocuklarda yatıştırıcı antihistaminiklerden (örn., difenhidramin, klorfeniramin, diğerleri) kaçınılmalıdır çünkü bu ajanlar paradoksal ajitasyona neden olabilir ve bebeklerde tehlikeli olabilir.

Kromolin (sodyum kromoglikat) burun spreyi reçetesiz temin edilebilir ve sistemik olarak emilmediği için esasen hiçbir yan etkisi yoktur. Diğer ilaçların potansiyel yan etkileri konusunda çok endişeli olan ve düzenli olarak bir şeyler vermeye istekli olan ebeveynler için iyi bir seçimdir. Kromolin, glukokortikoid burun spreylerinden daha az etkilidir.
Yukarıdaki önlemlere yanıt vermeyen şiddetli semptomları olan çocuklar için bir sonraki adım glukokortikoid burun spreyine geçmektir. Mometazon furoat, flutikazon furoat ve triamsinolon asetonid, 2 yaş ve üzeri çocuklarda kullanım için ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmıştır. Bazılarının diğerlerinden daha fazla kokusu ve hacmi (örneğin flutikazon) olması ve bu nedenle küçük çocuklar tarafından daha az kabul görmesi dışında, aralarında çok az fark vardır. Küçük çocuklarda bu ajanların her birinin dozu, günde bir kez burun deliğine 1 spreydir. Gerekirse, sınırlı bir süre için (iki hafta) her burun deliğine 2 sprey denenebilir.

2 yaşından büyük çocuklar için farmakoterapiye yaklaşım esasen yetişkinlerdekiyle aynıdır ve semptomların ciddiyetine ve sürekliliğine bağlıdır.

Hafif veya epizodik semptomlar:
Öngörülebilir alerjen maruziyetiyle (bir akrabanın evini evcil hayvanla ziyaret etme) ilişkili hafif veya epizodik semptomları olan hastalar aşağıdaki seçeneklerden biri ile tedavi edilebilir:
• İkinci nesil bir oral antihistamin: Bu düzenli olarak veya ihtiyaç duyulduğunda uygulanabilir (ideal olarak setirizin ve feksofenadin, maruz kalmadan iki ila beş saat önce alınmalı, loratadin uygulamadan sekiz saat sonra pik yapar!).
• Antihistaminik burun spreyi (örneğin, azelastin veya olopatadin): FDA, 6 yaşından büyük çocuklarda intranazal azelastin kullanımını ve 12 yaşından büyük çocuklarda intranazal olopatadin kullanımını onaylamıştır.
• Düzenli olarak veya gerektiğinde uygulanan bir glukokortikoid burun spreyi antihistaminiklerden daha etkilidir. Öngörülebilir maruziyetler için, tedaviye iki gün önce başlanmasını, maruziyetin sona ermesinden iki gün sonrasına kadar devam edilmesini
öneriyoruz. Mometazon furoat, flutikazon furoat ve triamsinolon asetonid, 2 yaş ve üzeri çocuklarda kullanım için FDA tarafından onaylanmıştır.
• Kromolin burun spreyi düzenli olarak veya ihtiyaç duyulduğunda (ideal olarak maruziyetten 30 dakika önce) uygulanır. Bu şekilde alındığında, kromolin kısa süreli maruz kalmalar (dakikalar ila saatler) için faydalıdır. Uzun süreli maruziyetler için, uygulama ideal olarak dört ila yedi gün önceden başlamalıdır. Bazı ebeveynler ve klinisyenler, mükemmel güvenlik profili nedeniyle çocuklarda kromolin’i ilk seçenek olarak tercih ederler.

Kalıcı veya orta-şiddetli semptomlar:
Glukokortikoid burun spreyleri, alerjik rinit için en etkili farmakolojik tedavidir ve kılavuzlar tarafından, mevsimsel semptomlar da dahil olmak üzere, kalıcı veya orta-şiddetli semptomları olan hastalar için en iyi tedavi olarak önerilmektedir. Daha yeni ajanlar (bazen ikinci nesil olarak adlandırılır) daha düşük biyoyararlanım nedeniyle muhtemelen eski ajanlardan daha uzun süreli kullanım da daha uygun ve için daha güvenli olmasına rağmen, mevcut tüm preparasyonlar benzer şekilde etkilidir. Mometazon ve flutikazon furoat, FDA tarafından ≥2 yaşındaki çocuklarda kullanım için onaylanmıştır. Flutikazon propiyonat, ≥4
yaşındaki çocuklar için onaylanmıştır.

Ülkemizde içeriğinde Akasya sakızı, Ksantan sakızı, Camellia sinensis, Curcuma longa, Urtica dioica, Citrus limonum gibi bitkisel etken maddeler içeren burun mukozasına uygulandığında emici esnek bariyer bir tabaka oluşturan ve bu sayede alerjene maruziyeti azaltan burun spreyleri mevcuttur.

Tedavide öncelikle alerjik rinitin mevsimsel olup olmadığı, alerjenlerin belirlenmesi ve hastalığın şiddetinin belirlenmesi gereklidir. Hasta kendisine önerilen tedaviye uyunçlu olduğu takdirde yaşam kalitesinin düşmesi beklenmez. Önemli olan hastanın tedaviye
tam uyunç göstermesidir.
Sağlıklı günler.