SOĞUK ALGINLIĞINDA BELIRTILERI AZALTICI VE RAHATLATICI BIR DROG.

0

Ihlamur, eski ve ama önemini kaybetmeyen bir drog. Gıda olarak da yaygın bir şekilde kullanılıyor. Kısaca inceleyelim ıhlamuru.

IHLAMUR

Farmakope

Avrupa Farmakopesi’nde de monografı (Lime flowers-Tiliae flos) bulunmakta . Avrupa Farmakopesi “Tilia cordata, T. platyphyllos ve T. x vulgaris’in (T. vulgaris, T. cordata ve platypyllos’un hibriti ) kurutulmuş çiçek durumlarıdır” diye tarif eder. Bu türlerin çiçek durumlarının tek başlarına veya karışık olarak da kullanılabileceği ve çiçek durumunun altındaki braktenin de bulunabileceği kabul edilmektedir.

Eskiden en çok %1 oranında brakte taşıyan ıhlamur ( Flos tiliae sin bractea) ofisinal olarak kabul edilirdi. Brakteli olana ise, brakteli ıhlamur (Flos Tiliae cum bracteata) adı verilirdi. Daha sonra braktelerin çiçekten ayrılma güçlüğü ve etkide pek farklılık yapmadığı görüşünden hareketle, brakteli çiçekler ofisinal olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla Avrupa Farmakopesi de “Tiliae flos”u brakteli olarak tarif eder.

Kimyasal yapı

o Flavonoitler (%1 ve daha çok ) : Kersetin, izokersetin ve heterozitleri, rutin, hiperozit, kersitrin; kemferol heterozitleri , tilirozit,tragalin.

o Löykoantosiyaninler.

o Klorojenik, kafeik, p-kumarik asitler,

o Musilaj (%3-10) : Arabinoz, galaktoz, rhamnoz ve uronik asitlerden meydana gelmiş (arabinogalaktanlar…) poliholozitler,

o Uçucu yağ (% 0. 02-0. 1) : Bilhassa farnesol, farnesil asetat, geraniol gibi 70 civarında monoterpen taşır,

o Kondanse tanenler ve amino asitler (alanin, sistein, izolösin vd…. ).

Enfüzyonunun sarı rengini taşıdığı flavonoitler, hoş kokusunu ise uçucu yağ verir.

Ülkemizdeki durum

Marmara ve Karadeniz ormanlarında genellikle dağınık olarak yetişen 3 Tilia türü bulunmaktadır: T. tomentosa, rubra ve platyphyllos. Ofisinal türlerden sadece T. platyphyllos ülkemizde dar bir alanda yetişmektedir. Çiçekleri toplanıp satılan türler daha çok T. tomentosa, rubra ve az da olsa platyphyllos’a aittir. Piyasada genellikle karışık olarak satılmaktadır. Nerelerde derseniz: Aktar ve baharatçılarda! Bu dükkânlarda çuval veya kutuların içinde 3 çeşidi bulunmaktadır :

o çiçek ıhlamur – sadece çiçekler

o ıhlamur – çiçek ve brakteler

o yaprak ıhlamur – çiçek (az miktarda), brakte ve çoğunlukla ağacın yaprakları

Türkiye’de yetişen türlerden elde edilen çiçeklerin flavonoit ve uçucu yağı ile ilgili araştırmalar bulunmaktadır. Bugüne kadar elde edilen bulgular, ofisinal olanlara benzer olabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla gıda olarak kullanılmasında pek mahzur yok. Ama araştırmaların tamamlanmasında yarar bulunmaktadır.

Kullanımı

o Eski kitaplarda ve halk ilacı olarak, diüretik, midevi, spazm giderici, sedatif migrene karşı, histeride, damar sertliği ve tansiyona karşı….

o Eskiden beri en yaygın olarak soğuk algınlığında, ter verici, göğüs yumuşatıcı

o Avrupa İlaç Kurumu (EMA-European Medicines Agency) monografında, uzun süre geleneksel kullanıma sahip olmasından dolayı, soğuk algınlığının ve stresin belirtilerini hafifletici olarak kullanılabileceği kabul edilmektedir.

Kullanım şekli

o Genellikle enfüzyonu halinde günde 2-4 defa kullanmak yeterli olmaktadır. Dört yaşına kadar olan çocuklarda da aynı şekilde kullanılabilmektedir. Daha küçük çocuklarda yeterli bilimsel kayıt bulunmadığı için, kullanılması tavsiye edilmemektedir. Ama ülkemizde, halk arasında bebeklere bile, çok düşük miktarlarda, verilmektedir.

o Bazı kaynaklarda bilhassa stresin belirtilerini hafifletici olarak , öğleden sonra içilecek 2 kupa ıhlamurun yeterli olacağı belirtilmektedir. Gece, bu amaçla kullanımı ,diüreze sebep olabileceği için, tavsiye etmiyoruz.

o Eski kitaplarda, enfüzyonun yanında dekoksiyonu da tavsiye edilmektedir. Ama uçucu yağ kaybına ve kimyasal yapıda değişikliklere sebep olduğu için bu yöntemi artık uygun bulmuyoruz.

o Bazı Avrupa ülkelerinde az da olsa , ekstreleri diüretik, antitussif, sedatif ve soğuk algınlığı preparatlarının formüllerinde bulunmaktadır.

Yan ve istenmeyen etki ?

Ihlamurun fazla miktarda kullanılmasından doğabilecek yan etkilere ait herhangi bir yayın bulunmamaktadır. Dolayısıyla çekinmeyi gerektiren bir husus yoktur.

Biyolojik aktivite çalışmaları

Çok eski ve hâlâ kullanılan bir drog olmasına rağmen, üzerinde yapılan biyolojik aktivite çalışmaları çok az. Bu çalışmalardan çıkan bir kaç sonuç:

o enfüzyonunun antioksidan etkisinin bulunduğu,

o sulu ekstresinin lemfositlerin çoğalmasını stimüle ettiği,

o sedatif etkiye sahip olduğu,

etanolik ekstraktının konsantrasyona bağlı olarak kobay ince bağırsak adalesinde kasılmaya sebep olduğu.

Bunların ilk çalışmalar olduğunu, ancak deneylerin tekrarlanması ve daha ileri çalışmalar yapılmasından sonra ıhlamurun bu etkilere sahip olduğundan bahsedilebileceğini unutmamak gerekir.

Ihlamur kullanımında dikkat edilecek hususlar

Hem kendiniz kullanırken hem de hasta veya müşterilere tavsiye etmeniz gerektiğinde önemli olan bazı bilgileri bu kısımda ayrı olarak veriyorum

o Ülkemizde dökme olarak aktar vb. dükkanlarda satılan ıhlamurların büyük çoğunluğu ofisinal türlere ait değildir. Diğer türlerin çiçekleridir.

o Ülkemizde, ıhlamur elde edilirken istenen şekilde kurutulamadığı ve saklanamadığı için kolaylıkla mikrofungus üremesi olmakta ve aflatoksinler meydana gelmektedir. Aflatoksin karaciğer toksisitesi olan bir maddedir. Ihlamur hassas bir drogtur. Kolaylıkla nemlenmekte ve mikrofungus üremesi olmaktadır. Tekirdağ’da satılan ıhlamurlarda yapılan bir çalışma bu bilgiyi doğrulamaktadır. Bazı Güney Amerika ülkelerinde ise ıhlamurlarda E. coli bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, aktar vb. dükkânlardan satın alınan ıhlamurlarda mikrobiyolojik bulaşma olabileceği hususu göz ardı edilmemelidir.

o Eski kitaplarda enfüzyon için “droğa kaynar su ilave edilir 10-15 dakika tutulur, sonra süzülüp kullanılır” şeklinde bir tanım bulunur. Yapılan son çalışmalar, enfüzyonlarda 4-5 dakikada etkili maddelerin %90 ‘ının hâttâ daha fazlasının suya geçtiği ve kaynar su ilave edildiği zaman ise uçucu yağ taşıyan droglarda kayıp olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla enfüzyon için halen şu tanımı kullanıyoruz: ” Drog üzerine 80 derece civarında olan su ilave edilir, 4-5 dakika üzeri kapalı olarak bekletilir, süzülüp kullanılır”. Eğer poşet halinde bir drog kullanılıyorsa 3-4 dakika bile yetmektedir. Poşet sıkılmalı ki böylece çiçeklerde kalan müsilaj da tamamen çözeltiye geçebilsin.

o Ihlamur uzun bir süre bekletilirse, çözeltideki maddelerin kimyasal yapısı değişir, sarı olan renk kırmızıya döner ve kendine has kokusunu kaybeder. Bu, istenmeyen bir durumdur.

o Eğer, yaprak ıhlamur kullanılmışsa, ilk demleme anından itibaren çözelti kırmızı renkli olur. Peki kırmızı renkli olursa, zararlı mıdır? Zararlı olduğu hakkında herhangi bir çalışma bulunmamakta ama yararlı etkisi, yapısındaki maddeler değiştiği için, çok azalmıştır. Ayrıca hoş kokusu ve tadı da kaybolur.

o Soğuk algınlığı geçirenlere ıhlamur enfüzyonunu tavsiye ediniz. Soğuk kış günlerinde, hastanın nezle, grip ve soğuk algınlığı belirtilerinin hafiflemesine, hastanın rahatlamasına yardımcı olur .

Rahatlatıcı olarak, öğleden sonra olmak üzere, 2-3 fincan içilmesi de tavsiye edilebilir. Kısacası , ıhlamuru sadece hasta olunca içilecek bir drog olarak düşünmeyiniz.

Mikroorganizma bulaşmamış, analizi yapılmış ıhlamuru nereden bulacağız derseniz. Her zamanki cevabı vereceğim: Tıbbi bitkisel çaylar eczanelerde satışa sunuluncaya kadar, bilinen firmaların gıda kalitesindeki poşet çaylarını tavsiye ediniz.

Koronasız, sağlıklı ve mutlu günler dileklerimle.