SAKIZLI İSA EFENDİ ve NİZÂMÜ’L-EDVİYE

0

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2014 yılından beri Türk-İslâm Bilim Kültür Mirası Dizisi adı altından birbirinden değerli otuza yakın eserin Latin harflerine çevrilmesini sağladı. Yapılan bu transliterasyon çalışmalarında sosyal bilimlerden İslâmî ilimlere, Türkiyat, sağlık ve tabiat bilimlerinden teknik bilimlere kadar birçok eser araştırmacılara kazandırılmıştır. Geleceği inşa etme sürecinde tarihsel mirasın ve birikimin gün yüzüne çıkarılması çok büyük bir önem taşımaktadır. Projenin başlatıldığı tarihte 100 eser belirlenmiş ve gerek transliterasyon gerekse de tıpkıbasım ve tercüme ile eserlerin gün yüzüne çıkarılması amaçlanmıştır. Geçen yıllar içerisinde projenin amacına yönelik birçok eser basılabilmiştir. 2014 yılından başlatılan projenin 2018 yılı başından resmen Cumhurbaşkanlığı himayelerine alınmasıyla proje büyük bir ivme kazanmıştır.

Bugüne kadar basılan eserlerin içerisinde Tiryâkî Hasan Paşa’nın Kanije müdafaası ve zaferini konu edinen “Tiryâkî Hasan Paşa Gazavâtnâmesi”, Sâtı Bey tarafından yazılan ve Türkçe yazılan ilk pedagojik eser olarak kabul edilen “Fenn-i Terbiye” kitabı, Fârâbî’nin “Mantığa Başlangıç Risâleleri” gibi kitaplar bulunmaktadır.
Yazımıza konu olan eser ise Prof. Dr Mükerrem Bedizel Aydın ve Dr. Öğr. Üyesi Sibel Murad tarafından transliterasyonu yapılan “Nizâmü’l-Edviye” isimli kitaptır. Kitabın bilinen diğer bir ismi ise “Müfradat-ı İsa Efendi fı’t-tıbb”dır.

Sakızlı İsa Efendi (ö. 1649) tarafından yazılan bu eserde klasik Osmanlı döneminde kullanılan bitkisel, hayvansal ve mineral kökenli devaların tanıtımı yapılmıştır. Eserin yazıldığı dönem içerisinde bu tarz bilgilerin bulunduğu kitaplara “müfred devalar” isimden hareketle “müfredat” eserleri denilmektedir. Müfred deva anlam olarak basit ilaçlar olarak çevrilebilmektedir. 19. yüzyıla kadar yani hazır ilaçların yapımının başlamasına kadar tıpla uğraşan herkesin başvuru kaynağı olan müfredat eserleri Osmanlı tıp ve eczacılık tarihi içerisinde çok büyük bir önem taşımaktadır.

Sakızlı İsa Efendi’nin müfredat kitabının emsallerinden farklı yanı ise içerik olarak hacmi, devalar hakkındaki kapsamlı bilgileri ve devaları çeşitli doğu ve batı dillerindeki (Arapça, Farsça, Süryanice, Yunanca, Rumca, İspanyolca, Fransızca vb.) karşılıklarının verilmesidir. Eserin bir başka özelliği ise başka bir dillen tercüme veya bir eserin genişletilmiş hali olmayıp, Sakızlı İsa Efendi’nin bilgisi ve pratiğiyle yazılmış orijinal olmasıdır.

Sakızlı İsa Efendi ilk eğitimi Sakız’da tamamladıktan sonra tıbbi ilimleri öğrenmek için İstanbul’a gelmiş ve usta çırak ilişkisiyle eğitim almıştır. 17. yüzyılda dört kez hekimbaşılık görevini yapmıştır. Hekimbaşılıktan başka 1647 yılında Eyüp kadılığı görevini de yapan İsa Efendi, IV. Mehmed’in tahta geçmesiyle hem hekimbaşılıktan hem de kadılıktan azledilmiştir.

Kitabın içerisinden bulunan müfred devalardan örnekler vermeden Aydın ve Murad’ın hazırladıkları, TÜBA’nın yayınladığı kitabın özelliklerini sizinle paylaşmayı istiyorum.
Efendim, kitabı okumak-incelemek için öncelikle sağlam zeminli bir masaya ihtiyacınız var zira kitap, 1390 sayfadan oluşuyor. Allah korusun elinizden düşüverir ayağınızı incitebilirsiniz! Kitap, Cumhurbaşkanının yazısıyla başlayıp ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı’nın takdimiyle devam ediyor. TÜBA’nın eski ve yeni başkanlarının sunuşlarıyla devam eden sayfalardan sonra, Aydın’ın önsözü (s. 13-14) yer alıyor. Giriş bölümünde (s. 15-42) İsa Efendi’nin hayatı ve eserleri, müfredat kitapları ve Nizâmü’l-Edviye’nin incelenmesi ve son olarak orijinal metnin çevirisinde izlenen metot anlatılmıştır. Sonraki bölümde (s. 43-1014) orijinal metnin transliterasyonu verilmiştir. Kitabın hazırlanması sırasında kullanılan kaynakların verildiği (s. 1015-1018) bölümden sonra çok büyük bir emek ve titizlikle hazırlanan dizin (s. 1019-1390) yer almaktadır. Kitabın en arkasına ise eserin Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki Nuruosmaniye 3612 numaralı nüshası ile Hamidiye 1036 numaralı nüshasının orijinal halinin taranarak bir cd olarak sunulması ise arzu edenlerin bunları doğrudan okumasına da olarak sağlamaktadır.

Sizlere Nizamü’l-Edviye’den cıva ve keten tohumunun bahsedildiği örneklerini sunayım:
Zîbak: Türkçesi cıva veya sindik, Farsçası sîm-âb, Süryanicesi zîbak… Ve kirdân ve kene dedükleri ki sakal ve saç aralarında kırkayak derler kene gibi bir nesne hâsıl olur, ana dahı sürseler cümlesin düşürür demişler. Eger bunı etmeğe karışdurup sıçan delükleri ağzına kosalar sıçanlar kırıla…
Bezrü’l-kettân: Türkçesi keten tohumu, Farsçası berzek, İspanyolcası de semenz de lînô… Yaralar ve şişler ve çıban olacak hareketlü ve harâretlü mevzi’e nazc vericidür… Ve kül ve bûre ile sigillere yaku eyleseler sigili giderür. Ve sahk edüp issi baş agrısyçün suyla başa ursalar sâkin ola ve baş şişlerine fâ’ide ede. Ve yüklü avratlar bunun suyından içseler oglanı tez togura.
Verdiğim örnekler dikkatli okunduklarında tamamen anlaşılmaktadır. Fakat kitaptaki her deva bu kadar anlaşılır değildir. Aydın ve Murad tarafından Latin harflerine çevrilmiş bu eserin üzerinde onlarca araştırmacı çalışarak ufuk açıcı nice çalışmalar yapabilirler. TÜBA’nın başlattığı bu projenin devamında bu eserlerin günlük dile çevrilmesi sağlanabilir. Yoksa bu haliyle eserden çok fazla kişinin istifade etmesi mümkün görünmemektedir.

Bu eser için en zorlu dönemci Aydın ve Murad’ın üstü gayretleriyle atlamış görünüyoruz. Umarım bundan sonraki zorlu dönemeçleri atlamamız için değerli tıp, eczacılık, botanik vb. tarihçilerimiz konuya eğilirler. TÜBA’nın yayınladığı bu ve diğer eserleri satın almak isteyenler https://satis.tuba.gov.tr/ linkini kullanabilirler.
Eserin gün yüzüne çıkmasını sağlayan Prof. Dr. Mükerrem Bedizel Aydın ve Dr. Öğr. Üyesi Sibel Murad’a ve yayınlanmasını sağlayan TÜBA’ya sonsuz teşekkürlerimle.