Ramazan ve Bağışıklık

0

Yaşadığımız pandemi süreci bizlere önemli bir şeyi gösterdi o da vücudumuza ne kadar iyi bakarsak hayatta kalma konusunda o kadar güçlüyüz. Sağlıklı beslenme, egzersiz, toksinlerden arınma, sağlıklı sindirim gibi birçok konunun aslında ne kadar hayati öneme sahip olduğunu tekrar hatırladık.

Şu anda çaresi henüz bulunamamış bir virüse karşı tek bir savunma aracımız var, o da bağışıklık sistemimiz. Bağışıklık sistemini aktif ve dengede tutmamızın yolu ise vücudumuza iyi bakmaktan geçiyor.

Dengede bir bağışıklık sistemi için sağlıklı gıdalar tüketmek, vitamin ve mineralleri yeterli oranda alabilmek ve eksiklikleri gidermek önemli bir adım. Aynı zaman da ramazanın başlamasıyla birlikte 16 saat açlık söz konusu olduğunda azalan besin alımına bağlı olarak bu konu daha da büyük önem kazanıyor. Yüksek potansiyelli multivitamin destekleri bu dönemde atlanan öğünler dolayısıyla alınmayan vitamin ve minerallerin yerine konmasına, enerji seviyelerinin korunmasına destek olacaktır.

Uzun süreli açlıkta kan şekeri düşüşleri, yorgunluk ve halsizlik de başka bir zorluktur. Kan şekeri dengesine yardımcı bir mineral olan krom minerali, insülin duyarlılığını artırarak kan şekerinin stabil olmasına yardımcı olur. Uzun süreli açlık durumunda, kan şekeri dalgalanmalarının önlenebilmesi için düzenli krom kullanımı yine bu süreçte yardımcı olabilir.

Yemeklerden sonra şiddetli bir tokluk hissi, şişkinlik ve gaz gibi belirtilerle görülen hazımsızlık ya da sindirim güçlüğü dediğimiz problem oldukça yaygın bir sorundur. Özellikle Ramazan’da ve yaz ayları gibi değişen yemek rutinlerimizin olduğu dönemlerde hazımsızlık sadece sindirim problemlerine değil, enerji, hafıza ve konsantrasyon ve uyku problemlerine de yol açar. Hazımsızlık problemlerine karşı tercih edilen yemek sonrası soda ya da gazlı içecek tüketimleri de uzun vadede asıl sorun çözümünden çok sindirim sürecine zarar verir.

Sindirim enzimlerinin yetersizliği barsak mikrobiyotasının da düzgün yapılanmasını engeller. Dolayısıyla her ne kadar bağışıklığımız için bağırsak mikrobiyotamızı güçlendirmeye yönelik önlemler alsak da sonuç almamız zorlaşabilir.

Sindirim enzimlerini gerekli olduğunda dışarıdan desteklemek sindirim güçlüğü çeken vücudumuzu rahatlatır, besinlerden vücudun yararlanımını artırır ve daha iyi beslenen daha sağlıklı bir yapıya olanak sağlar.

Ramazan ayında oruç tutan bireyler beslenme değişikliklerinin neden olduğu düzensiz ve azalmış bağırsak hareketleri nedeniyle de zorluk yaşayabilirler. Günlük tüketilmesi tavsiye edilen lif miktarının (yetişkinlerde 25-30 gram) altında lif tüketimi, susuzluk ve hareketsizlik bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Liflerin en önemli özelliklerinden biri midenin daha geç boşalmasını sağlayarak kişinin tok kalmasına yardımcı olmaktır. Suda çözünür ve çözünemez lif grupları burada devreye girerek hem bağırsak hareketliliğine hem de kan şekeri dengesine destek olur.

Aynı zamanda lif grupları bağırsağımızdaki yararlı probiyotiklerin besin kaynağı olarak kullanılan prebiyotiklerdir. Karnıyarık otu lifi, elma pektini, yulaf kepeği, arpa, çavdar, buğday, yer elması(fruktooligosaakarit veya inülin içerenler) gibi lif gruplarını içeren besin ve besin desteklerini gün içinde yetersiz kalan lif ihtiyacınızı desteklemek için tercih edebilirsiniz.

 

Sağlıklı günler dilerim.