NEREMİZ DOĞRU Kİ

0

Bildiğiniz gibi geçen sayımızın kapağı, gururla paylaştığımız, bir eczacının Türk İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun başına geçmesi sebebiyle Harun Kızılay’ın resmiydi.

ilaç ve Eczacılık Sektörünün Sağlık Bakanlığı nezdindeki ilgili müdürlüğünün başına bir eczacının atanmış olması hepimizi mutlu etti ve gururlandırdı.

Hemen kapağı yaptık. Baskıya girdik.

Sonrasında tam dergiyi dağıttık. Haber geldi. Harun Kızılay görevden alınmış yerine bir başkası atanmıştı.

İnanılır gibi değil. Şaka gibi.

Bu nasıl bir ciddiyetsizliktir.

Harun Kızılay’ı vekaleten atamamışsınki, asaleten atamışsın. 3 günde ne oldu?

İnsanın aklıyla alay ediyorlar. Hem eczacılık mesleği adına üzüldüm. Hem ülkemin kurumsal yapısının bir kişinin iki dudağı arasında olmasına ve kimsenin ses çıkaramamasına üzüldüm.

Yazık bu millete, yazık bu ülkeye. Diyeceksiniz ki, “yahu sen de amma safsın. Neremiz doğru ki?”

Elbette daha iyi birini bulabilmek her zaman mümkün ama atadığın birini üçgün sonra görevden almak nedir.

O zaman bir ayıbı olması lazım.

Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın her akşam Covid açıklaması yaptığı gibi bu konuda da bir açıklama yapmasını bekliyorum. Ama nafile…

BEN HARUN KIZILAY’IN YERINDE OLSAM ISTIFA EDERDIM.

Elbette vardır bir bildiği ama istifa etmezsen durumu kabullenirsen bir açıklama gerekli değil mi?

İş kaybetme korkusu mu?

Hiç sanmıyorum.

Birilerinin “dur bakalım biz bunu düzelteceğiz sen yerinden ayrılma” telkini mi?

Ben bimem. Ben resme bakıyorum. Alay eder gibi Bakanlık göreve asaleten atıyor ve üç gün sonra görevden herhangi bir suç isnat edilmeden alınıyor. Eski görevine iade ediliyor. Bu adamın bir ayıbı var ise kurumdan komple gönderirsin. Eski görevine niye iade ediyorsun.

O zaman demek ki bir ayıbı yok.

Daha yakın birine yer mi açılması gerekiyordu. Amaç neydi.

Dedim ya ben Harun Kızılay’ın yerinde olsam istifa ederdim. Hadi etmedin göreve iade ile ilgili dava açardım.

Her neyse Donkişotluk bize düşmez belki ama eczacılık camiasının da konuya ilk bir kaç gün dışında ilgisi ve desteği olduğu söylenemez.

Bir kaç kınama yazısı hepsi o kadar.

Ben bu konunun öneminin tekrar altını çizmek istiyorum. Burada konu Harun Kızılay’ın şahsında eczacılara yapılmakta olan haksızlıktır.

Sağlık Bakanlığı bugüne kadar aldığı kararların çoğunda paydaşlardan biri olduğu halde eczacılara ve onun örgütlü yapısı TEB’e danışmadan, fikir alış verişi yapmadan karalarını almış ve uygulamıştır.

TİTCK’in başına bir eczacının geçmiş olması ve bu eczacının da mesleğin örgütsel faaliyetlerinde etkin görevlerde bulunmuş olması önemli bir fırsattı.

Bu fırsat bence eczacılık mesleği ve mesleğin geleceği için önemliydi.

Dilerim yanlıştan dönülür ve Harun Kızılay veya eczacılık mesleğinin sorunlarını örgütlü yapısında yaşayarak bilen bir başka eczacının bir an önce Türk İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun başına geçer.

Sevgi ve Saygılarımla,