MESLEĞE ADANMIŞ BİR ÖMÜR

0

Meslekte 30 yılını dolduran ve uzun yıllardır İzmir Eczacı Odası Başkanlığını başarı ile sürdüren Tuncay Sayılkan ile gündemdeki konular, Covid-19, 50’yi aşkın eczacılık fakülteleri, mesleğin sorunları ve çözüm önerileri üzerine görüştük. Sorularımızı açık bir şekilde cevaplayan meslege ömrünü adamış Başkan Sayılkan çözüm önerilerini de bizlerle paylaştı.

Sayın Sayılkan, kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz? Mesleki geçmişiniz ve sosyal faaliyetleriniz nelerdir?

-Meslekte 30 yılımı tamamladım. Bu sürenin önemli bölümü meslek örgütlerinde (Edak ve İzmir Eczacı Odası) aktif görevler alarak geçti. Eczacılık mesleğini daha iyi şartlarda sürdürmek, gelecek nesillere daha iyi koşullarda yapılacak bir meslek bırakmak ve halk sağlığına katkı sağlamak adına özveri gerektiren bu önemli görevleri severek yaptım. Oda başkanlığım süresince mesleki sorunların çözümleri için çaba sarfederken, eczacının danışman kimliğini güçlendirecek meslek içi eğitimlere önem verdim.

*İzmir Depreminde zarar gören eczacıların yanında olduğunuzu ve sosyal sorumluluk projelerinde yer aldığınızı biliyoruz. Bu konuda ki odanız faaliyetleri ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

-İzmir depremi hepimizi üzen, korkutan ve canları kaybettiğimiz acılarla doluydu.Önce deprem bölgesindeki vatandaşlarımız için destek çağrısında bulunduk. Türkiyenin dört bir yanından yardım kolileri yağdı. Bize ulaşan yaklaşık 5 kamyon malzemeyi bögedeki belediye ekiplerine teslim ettik. Daha sonra da depremde evini veya eczanesini kaybeden meslektaşlarımız için yardım kampanyası düzenledik. Yaraların hızla sarılması adına meslektaşlarımıza destek olduk. Biz büyük bir aileyiz sözümüzü bir kez daha haklı çıkaran tüm meslektaşlarımıza bu örnek dayanışma için sonsuz teşekkürler.

* 3. Bölge İzmir Eczacı Odası olarak, pandemi sonrası meslektaşların ve Oda’nın yaşadığı sıkıntılar nelerdir? Oda olarak bu sorunların giderilmesi için ne gibi çalışmalarda bulundunuz?

-Pandeminin ilk günlerinde meslektaşlarımızı korunma yöntemleri ve salgın hakkında

bilgilendirip Saglık Bakanlığı ve üst birliğimiz TEB’den acil ekipman desteği talep

ettik. Çağrımıza karşılık gelmeyince üyelerimize imkanlarımız ölçüsünde ve belli aralıklarla maske, siperlik, dezenfektan ile antibakteriyel sıvı sabun gibi ürünler göndererek destek olduk.

Belediyelerimiz ile işbirliği yaparak eczanelerin dezenfekte edilmesini sağladık. Ayrıca

karantina nedeniye eczanesini kapatmak zorunda kalan meslektaşlarımıza beş bin TL karşılıksız maddi yardımda bulunup depo ödemelerinin ötelenmesini sağladık. Ayrıca tedavisi devam eden meslektaşlarımızdan talep gelmesi halinde mesul müdür temini için de yardımcı olduk. Bunların yanısıra eczacı ve eczane çalışanları için kartlar hazırlayarak İBB ile temasa geçip diğer sağlık çalışanları gibi toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanmalarını sağladık.

*Serbest Eczacı’nın mesleki geleceği açısından, eczanelerin klinik eczane olma konusundaki görüşlerinizi ve bu konuda ki TEB’in Rehber Eczanem pilot çalışmaları hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

-Eczanelerin halka en yakın sağlık merkezleri olması gerçeğinden hareketle eczanenin marka değerine dikkat çektik. Eczacının danışman kimliğini güçlendirecek ve onu vazgeçilmez kılacak meslek içi eğitimlere öncelik verdik. Rehber eczanem çalışmalarını da bu yüzden önemsedik, gönüllü eğitmenlerimizin katkıları ile çok sayıda meslektaşımıza ulaşması için çaba gösterdik. Pandemi nedeniyle ara verilen bu eğitimlerin en kısa sürede başlaması ve tüm meslektaşlarıma ulaşmasını diliyorum.

*Nüfusa göre yeterli sayıda bulunan eczanelerin yanı sıra, 50’nin üzerindeki eczacılık fakültesi mezun olan eczacılar hakkında ne düşünüyorsunuz? Yardımcı Eczacılık bir çıkış yolu mudur?

-Nüfusa dayalı bir kısıtlamanın olduğu yerde bu kadar çok eczacılık fakültesinin açılmasına onay verilmesini anlamak mümkün değil. Mezun olduğunda ciddi sorunlar yaşayacak yüzlerce gencimizi olduğunu öngörmek çok da zor değil. Her yıl çok sayıda yeni mezun meslektaş aramıza katılıyor, bu sorun acilen çözülmek zorundadır. Yardımcı eczacılık uygulaması yeni mezun meslektaşlarımızın karşılaşacağı sorunları ötelemekten öteye geçmeyecektir.Yeni eczacılık fakültelerinin açılışını durdurmak, mevcutların kontenjanlarını azaltmak ve akademisyen kadrosu yetersiz olanların kapanması için mücadele etmek en doğru çözüm yoludur.

*Sizce mesleğin en önemli sorunu nedir? Çözüm önerileriniz nelerdir?

Fakülte sayısı, ilaç fiyat kararnamesi ve zor durumdaki eczane ekonomileri tabi ki en önemli sorunlarımız. Ancak kısa vadede insan sağlığını doğrudan ilgilendiren tüm ürünlerin sağlık bakanlığından ruhsat alması sağlanmalıdır. Eczane dışında ve internetten satılan sağlık ürünleri sadece bizim için değil halk sağlığı adına da ciddi tehdit oluşturmaktadır. Adı ne olursa olsun tüm sağlık ürünleri sadece eczaneden ve eczacı danışmanlığında sunulmak zorundadır.

*Covid – 19 için geliştirilen aşının güvenirliliği, yan etkileri nelerdir? Virüsün mutasyona uğramasının sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz? Aşı gereken korumayı sağlayabilecek mi?

-Dünyanın hemen her ülkesinde süregelen salgında her gün binlerce insan yaşamını kaybediyor. Korunmak için somut bir yöntem ise ne yazık ki henüz bulunamadı. Covid aşısı çokça tartışıldı. Ancak pandemi sürecinde en mantıklı çözüm aşı olarak görülmektedir. Daha iyi bir çözüm bulunana kadar başta risk grupları olmak üzere tüm vatandaşlarımıza aşıyı uygulamak zorundayız. Ne kadar süreceği belli olmayan bu salgının son bulması için de tüm önlemlere uymaya devam etmeliyiz.

Ayrıca eklemek istediğinizbir mesajınız var mıdır?

-Gerek pandemi sürecindeki örnek dayanışma, gerekse deprem sonrasında tek bir mesajımızla yardıma koşan, destek olan, bizi yalnız bırakmayan tüm meslektaşlarımıza teşekkür ediyorum. Pandemi sürecinde kaybettiğimiz meslektaşlarıma ve eczane çalışanlarına rahmet diliyor, saygı ile anıyorum. Ülkemizin neresinde olursa olsun ilacın üretiminden hastaya sunumuna kadar görev alarak insanlara sağlık hizmeti sunan tüm meslektaşlarımız ile gurur duyuyorum…