Kaybolan Yıllar

0

Değerli meslektaşlarım,

Artık hiçbir şey eskisi olmayacak dediğimiz bir yeni çağ kapımızda. Bu pandemi sonrası eski davranış biçimlerinin değiştiği bambaşka bir nesil gelecek dünyaya.

Belli ki teknolojinin önderliğinde yapay zekanın yönettiği bir hayat öngörülmektedir.

Ve tabii ki klasik mesleklerin iş yapma biçimleri de o oranda değişecektir.

Konumuz eczacılık olduğuna göre mesleğimizi bu anlamda hızla masaya yatırmamız ve bazı gerçeklere çok çabuk vakıf olmamız gerekmektedir.

Pandemi dönemi meslektaşlarımızın büyük risk altında çalıştığı ama sadece perakendeci olarak büyük destek verdikleri bir dönemi yaşamaktayız.

Eczacılık bu anlamda hızla gerçek kimliğini kaybediyor gibi gözükmektedir. Her ne kadar 1. basamak sağlık hizmetinde görünsek de bu anlamda bir kazanım elde edemediğimiz açık. Bazı olaylar vardır ki atılması gereken adımlar için fırsat ayağınıza belli dönemlerde gelir, eğer öngörünüz yoksa bunu kaçırırsınız. Buna en güzel örnek de pandemide maske dağıtımına hızla talip olan bir meslek grubunun grip gibi bazı aşıları uygulama yetkisi alma gayreti içinde olmamasını yadırgıyorum.

Bu gayretin olmamasının nedeni ihtimal eczacılığı hala klasik döneminde yaşama isteğinden kaynaklandığıdır. Yazılı metinlerine bakarsak eczacı örgütlerimiz dünyada ne olduğu konusunda birçok veriyi bizimle paylaşmakta ama bu konuda eczacılığın geleneksel tavrından gerekli değişimler için adım atmamaktadır.

Eczacılık fakültelerimiz halen klinik eczacılık modelini benimseyip genel hedeflerine koymuş değiller. Oysa pandemi gösterdi ki tebabet tümüyle bir klinik olay artık.

Gelecekte sağlık alanında mutlaka klinik eczaneler göreceğimiz bir dönem bekliyor dünyayı. Bu yüzden de klinik eczacı yetiştirmemiz gerekmektedir ki 1. basamak sağlık hizmetlerimiz kağıt üzerinde yazılı bir satır olarak kalmasın.

Aşı uygulamaları ile sağlık alanında var olmak bu adımlardan sadece bir tanesidir. Bugün ABD ve birçok gelişmiş batılı ülkede eczacılar grip aşısı uygulama yetkisi elde etmişlerdir. Umuyorum ve bekliyorum bu alanda var olabileceğimizi sağlık otoritelerine kabul ettirme zamanın gelmiş olup bu konuda halk sağlığına büyük bir kazanç sağlayacağımız da açıktır.

Artık sağlık personelinin halk sağlığı konusunda daha kolektif bir iş birliği yapma dönemi gelmiştir. Birçok konuda paylaşım sağlayarak bu alanda kayıplarımızı en aza indirme imkanı olacaktır.

Kaybolan yıllar geri gelmemektedir. Geç kalmadan yeni çağı yakalamalıyız.

Son söz; klinik eczacı yoksa farmakovijilans da yoktur, Farmakovijilans yoksa eczacılıktan bahsetmek de imkansızdır.