İSTİKLAL CADDESİNDEN YÜZLER: ECZACI KİMYAGER AHMED CEVAD AKISKA VE GALATASARAY ECZANESİ

0

Dergimizin bu ayki konuğu bir dönem İstanbul’unun meşhur eczanelerinden olan
Galatasaray Eczanesi’nin sahibi Eczacı Kimyager Ahmed Cevad Akıska. Hayli renkli bir
kişilik olan Ahmed Cevad Bey 1895’te dünyaya gelmiş, 1917’de eczacı diploması alarak mezun olmuştur. Mezuniyetin ardından bir süre farmasötik kimyada asistanlık yapmış ve
Emraz-ı Zühreviye Hastanesi’nde eczacı olarak çalışmıştır. Burada ayrıldıktan sonra önce
Yozgat’ta bir eczane açmış ardından Samsun’a taşınmış ve burada Kamer Eczahanesi adıyla
bir eczane açmıştır. 1921’de Samsun’da eczacılık yaptığını bildiğimiz Ahmed Cevad Bey, 1932’de eczanesini İstanbul’a taşımıştır. Ahmed Cevad Bey’in hayatını iki bölümde değerlendirmek yerinde olacaktır. Zira 10 yıldan uzun süre kaldığı Samsun’da yaptıklarıyla meslek tarihimiz açısından büyük anlamlar taşırken, 1932’de İstanbul’a gelerek devam ettirdiği eczacılık yaşamı bizler için son derece önemlidir. Samsun’da faaliyete geçirdiği

Kamer Eczahanesi’nde çalışırken 1922’de adı Anadolu Türk Eczacı Birliği olan meslek
derneğinin kurucuları arasında yer almıştır. Derneğin resmi yayın organı olan Genç Eczacı dergisinin de idari ofisi olarak Kamer Eczahanesi kullanılmıştır. İstanbul’da faaliyette olan ve adı Türkiye Eczacılar Cemiyeti olan bir meslek derneği olduğu halde Milli Mücadele’nin başladığı yer olan Samsun’da, Anadolu’daki eczacıları kapsayan yeni bir dernek kurulması ve adının Anadolu Türk Eczacı Birliği olması Milli

Mücadele’yi destekleri niteliğindedir. 1921’de Ahmed Cevad Bey’in eczanesinde kullandığı
mektup zarflarını üzerindeki ifadeler onun aktif bir meslek yaşamı geçireceğinin habercisi gibidir: Her nevi ecza ve imalât-ı kimyeviye, yerli ve yabancı müstahzarat, hekim ampulleri,
âlet-i tıbbiye ve edevat-ı fenniye, toptan ve perakende satış ve komisyonculuğu.

Henüz meslek yaşamının başında genç bir eczacı olan Ahmed Cevad Bey’in eczanesinde dönemin şartlarında bir Anadolu şehrinde bu işleri yapabiliyor  olması gerçekten takdire şayandır. 1922’de Samsun’da kurulan Anadolu Türk Eczacı Birliği, İstanbul’da bulunan meslek derneği rahatsız etmiş iki dernek bir süre karşılıklı olarak birbirlerine ağır eleştiriler
yönetmişlerdir. 1923’de iki dernek arasında çözüm üretmek ve dernekleri birleştirmek çabası ortaya çıkmış ve Anadolu Türk Eczacı Birliği adına Ahmed Cevad Bey İstanbul’a gelerek Türkiye Eczacılar Cemiyeti’yle görüşmeler yapmıştır.

Ahmed Cevad Bey’in hayatının birinci döneminde bunlar olurken, 1932’de İstanbul’a gelmesiyle ikinci dönemi başlamıştır. İstiklal Caddesi’nde eczacı Miltiyadis Velidjanidis’in Galatasaray Lisesi’nin karşısındaki eczanesini devralmış ve Galatasaray Eczanesi adıyla tekrar işletmeye başlamıştır. Dellasuda, Rebul, Kanzuk gibi İstiklal Caddesi’nin meşhur eczaneleri arasında başarı sağlayan Ahmed Cevad Bey, eczanesinin yanında bir laboratuvar
kurmuş ve ilaç üretimi de yapmıştır. Oftalmin Cevat, Tatlı Müshil, Algopan kaşe, Pektoaljin Cevat, Gren Tax, Dinamin Sirop, Trak pastil, Palpitine komprime, Pantoksin, Cold Krem Suzan adıyla ürettiği ilaçlar çok ünlemiştir. Oftalmin Cevat en çok meşhur ola  ilaçlarındandır. Harikulade ambalajlarıyla ince bir zarafeti yansıtmaktadır.

Ahmed Cevad Bey’in oğlu Hüsrev Akıska da 1947 yılında eczacı diploması almış ve
babasının eczanesinde çalışmaya başlamıştır. Bir süre birlikte çalıştıktan sonra babasının
ikinci kez evlenmek istemesi üzerine aralarında anlaşmazlık çıkmış ve 1953’te eczaneden
ayrılarak önce Firuzağa Caddesi’nde ardında da Balıkesir Sındırgı’da eczane açmıştır. Hüsrev
Bey’in eczaneden ayrıldıktan sonra Ahmed Cevad Bey eczaneyi idare etmesi için yakın
arkadaşı olan Selahattin Mizanoğlu’ndan ricada bulunmuş ve Mizanoğlu 5 yıl boyunca eczanenin ve laboratuvarın idaresini sürdürmüştür. Bu süre içerisinde baba ve oğlun arası düzeltmek için çabalamış ve sonunda başarılı olmuştur. Hüsrev Bey yeniden Galatasaray eczanesinin başına dönmüş ve vefatına kadar eczaneyi işletmiştir.

Galatasaray Eczanesi’ne ait çok sayıda efemera mevcuttur. Ne yazık ki hepsini buradan sizlere gösteremiyorum. Ahmed Cevad Bey ile ilgili daha birçok şey yazılabilir, ilerleyen sayılarda yeniden değinirsek farklı efemera örneklerini de sizlere gösterebilirim.