İlaç yokluğunda israf

0
87

Değerli meslektaşlarım,
Ülkemizde her ekonomik kriz döneminde dövize bağlı olarak ilaç alanı da gam ile zam arasında kalır.
Eczacıyı bir gam alır tüketici zamlı ilacı bekler mecburen yeter ki olsun der. Ama her defasında da bu
kaos yaşanır gider. İlaç israfında yokluk çekeriz. Zira hastalar genelde ilaç peşinde değil kutu ismi
peşinde koşarlar.
Örneğin; ülkede 20 kadar ayrı isimde parasetamol 500 mg var hasta belli bir firmanınkini arayarak
zaman kaybeder ve tedavi gecikir. Bunun gibi nice farmasötik formülü örnek gösterebiliriz. Burada
bizler için acı olan beş yıllık bir öğrenimin sonunda ilacın tek danışmanı olarak mezun olmuş
eczacıların bu konuda hiçbir etkileri kalmamasıdır. İlaç, ticari meta olarak o kadar hayatımıza girmiştir
ki, ticari isimler formüllerin önüne geçmiş, çoğu kez elinizde o kadar çok benzer ilaç bulundurmanıza
rağmen yok demek mecburiyetinde kalabiliyorsunuz. Oysa ülkemiz tüm hammaddeyi ithal ederek bu
konuda döviz tüketen bir ülke konumunda. Dolayısıyla, ürettiğimiz ilaçları kullanır halde olabilmemiz
en az israf etmemiz gerekmektedir.
Düşünün ki, zengin ülkeler olan AB ülkeleri farmasötik formül isimleri ile ilaç üreterek israfı en aza
indirmişken ABD’de birçok ilaç eczanelerde adetle sayılarak paketlenip verilirken bizim gibi ülkelerde
böylesine ilaç sunumu inanılmaz geliyor bana. Oysa kaç firma olursa olsun elimizdeki ürünler
farmasötik formülleri ile paketlenmiş olsa (ki, zaten birçoğu tek hammaddeli) hasta kutuyu değil ilacı
alacak. Eminim çöpe giden ilaç sayısında büyük bir avantaj sağlanacak.
Ben bu konuyu ülke ekonomisi için önemli bulmaktayım zira görüldüğü gibi tüm ekonomisi ileri
ülkelerde de bu sistem böyle işlemektedir. Eğer kısıtlı bir ilaç listesi ile tedavi olabilen halkımıza tedavi
bütçemizde modern ilaçlar için yeni bir yer açmak istiyorsak bu israfa son verecek uygulamaya
geçmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Şu an eczanelerinde hastalarına hizmet veren tüm meslektaşlarımın da bu sıkıntıları yaşadığını ve
zaman zaman mesleğini ifade edememenin sıkıntısını yaşadığını tahmin ediyorum. Her zaman bir ilaç
satıcısı değil bir ilaç sunucusu ve danışmanı iddiası içinde olan eczacı bu konuda etkin olabilmeli ve
ilaç eşdeğerini ispatlamak adına kendisini inandırıcı olmak için mücadele vermemelidir. Eczacı kutu
üzeri ismin uydusu olamaz, olmamalıdır. Formül isimler mesleğimizin itibarını da geri getirmek adına
önemli olacaktır.
Formül isimlerin yanında firma isimleri de reçeteleneceği için bu olgunun firmalara herhangi bir yük
getirmeyeceği açık.
Bilimin gerçeklerini toplumsal uygulama haline getirebilirsek sağlık okuryazarlığını da mesleki
diyaloglarla üst düzeye çekebiliriz. Hurafeler baskın olmaya başladı dikkat…
Saygılarımla…