Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
GenelGüncelHaberler

Erken Boşalma – Geç de Boşalma

Aslında atalarımız bizi uyarmış da; “Acele işe şeytan karışır”, “Hızlı koşan atın boku seyrek düşer” , “Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır” ve daha bir çok atasözümüz ile..

Psikoterapistler genelde psikiyatrik sorunları çözmeye; çocukluğuna, ergenliğine inerek, o yıllarda neler yaşadığını bilmek isteyerek başlar psikoterapiye ki o yıllarda başlayan beyin fonksiyon işleyişlerini değiştirmenin çok da kolay olmadığını bildikleri için.

Adolesan dönemini yaşayan erkek çocuğu; gün içinde normalden fazla tuvalete veya banyoya gider. Aslında büyükleri bilir de, o kimse anlamasın diye, tuvalete girip, seminifer tüpçüklerinde biriken spermlerini hızlı bir şekilde atmak yani mastürbasyon yapmak için olması gerekenden çok daha aceleci davranır. Bir an önce boşalmak ister.

Erken boşalma sorunu yaşayan yetişkinlerin bile yapmaması gereken şeyleri yapar. Porno film izler mesela mastürbasyon sırasında bir an önce boşalmak için. Tam boşalacağını hissettiğinde yavaşlaması gerektiğini, kalça kaslarını sıkıp boşalmayı geciktirmeyi, penis başını sıkarak ejekülasyonun gerçekleşmemesini sağlamayı, ara vermeyi bilmez hiç örneğin. Bilmez, çünkü bir bakıma haklı çocuk.

Cinsel Eğitim var mı kardeşim bizim eğitim sistemimizde? Ailede cinsel eğitim var mı?

Nereden bilecek o zamanlar bir an önce boşalmak için yapılan mastürbasyonun ilerde cinsel hayatını hatta evliliğini etkileyecek erken boşalmanın ana nedeni olacağını?

Dünyanın hiçbir ülkesinde duymadım, bizde 31 ÇEKMEK denen bir kavram var arkadaş. Penis 200 kere vajinaya girip çıkmıyorsa erken boşalma olarak tanımlanırken, biz 31 kerede, hem de elimizle boşalmak için çabalayan bir ergenlik geçiriyoruz.

Okulda maç yaparken; vurduğun top direkten döner, arkadaşların “cenabet misin oğlum” der.

Mastürbasyon yaptım, hemen boşaldım tekrar yaptım, tam 4 kere oğlum diye övünerek anlatılır arkadaşlarına.

Sağ elle yapılmaz mastürbasyon, sol elle yapın yoksa günah diyen mutaassıp ailenin çocuğunun verdiği eğitimdir bizdeki..

Arkadaşlar birbirlerine cinsel eğitim verir “eline bir ağaç dalı alır; bak böyle baş kısmına hızlı hızlı sürteceksin elini” der. Bu arkadaşlardan alınan yanlış cinsel eğitimler saymakla bitmez..

Ev halkı anlamasın diye bir süre ara verirsin mastürbasyona; ama üretilmiş spermi atacak vücut. Uykunda atarsın meniyi, hadi bu seferde olay “Kamyonu mu devirdin?” e gelir.

Bakın hep bir ayıp, günah ,aşağılanma korkusu, ne okulda ne ailede eğitim..

E tabi sonuç belli; penisin vajinaya penetrasyonu ve girip çıkma süresi ile sonuçlanan ejekülasyonun ortalama süresi, yaklaşık olarak Dünya’da 6 dakika, Türkiye’de 3 dakika. Yarı yarıya.. Doğuya doğru gittikçe de azalıyor. Türkiye’de erken boşalan erkeklerin oranı %70’in üzerinde.

31 Çekmekle büyüyen ergenlerin yaşadığı bir toplumda yemin ederim yine iyi bir süre bence. Hele bir de elle yapıyorsun bunu ve sonrasında vajinanın o nemli, sıcak, kaygan ortamındaki çok daha fazla uyaran olunca, erken boşalmamak elde olmuyor maalesef.

Ülkemizde; ergenliğe giriş ile ilk yaşanılan cinsel ilişki arasındaki ortalama sürenin uzunluğunu da düşününce; beyin yıllarca bir önce boşalma odaklı çalışmış, yıllarca Elizabeth olmuş cinsel partnerimiz ve penis, kendi elinden sonra vajinayı görünce, sakin ol bu Elizabeth değil diyemiyor haliyle.

İşin aslı ben bu 200 kere girip çıkmadan boşalıyorsan, 2 dakikadan daha az sürede ejekülasyon yaşıyorsan gibi rakamsal istatistiklere çok da takılmıyorum.

Cinsellik penisin vajinaya girip çıkması değildir asla. Güzel bir ön sevişme sonrası yaşanan birleşmede iki tarafta 2 dakikada orgazm oluyorsa, bunu patolojik bir durum olarak değerlendiremeyiz.

Yetişkinlerde cinsellik; iki kişinin yaşadığı ve hocalarımızın bize “ YEMEK, SU İÇMEK, NEFES ALMAK” kadar hayatın içinde olması gereken bir eylemdir diye öğrettiği, düzenli yapıldığında bir çok hastalıktan koruyan, adrenalin, serotonin , dopamin, endorfin salgılatan, çok da keyifli bir aktiviteyken, bunu acıya, korkuya, tabuya dönüştürerek, tüm hayatımızı olumlu etkileyecek bu lütuftan mahrum kalınmaması gerekir.

Bizim gibi cinsel eğitimin tam olarak verilmediği toplumlarda; beynimizin o yıllarda yanlış öğrendiklerini boşaltmadan, şu anda da maalesef efektif boşalamayız.

Bu konu derin; ERKEN bitirmiş gibi olmasın ama daha verimli olsun diye, devamı bir sonraki yazımızda.

Çünkü; biz Eczacılara, en çok danışılan cinsel sorunların başında erken boşalma geliyor ve üzerinde uzun uzun durmamız gerekiyor ki; en iyi biz bilelim sorunu, sorunun çözülme yöntemlerini ve uzun uzun olsun sevişmeler.

Levent Yüksel’in dediği gibi dedirtebilelim hastalarımıza.

“Fırtınam, felaketim, hasretim

Yetmiyor, sevişmeler yetmiyor

Şiddetin ne hoş, ne güzel şefkatin

Sevdikçe sevesim geliyor

Ölene kadar peşindeyim bırakmam”

Sevgi ve umutla..

Ecz. Ahmet Olgay Altındağ

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu