EPİDEMİ – PANDEMİ VE İNFODEMİ

0

Çetin Öztürk – Eczacı Dergisi Yazı İşleri Müdürü 10.04.2020

Epidemi: Salgın

Pandemi: Tüm ülkelere yayılmış

İnfodemi: Tüm ülkelerde görülen bilgi kirliliği

İnternet teknolojilerinin ortaya çıkarttığı zengin ve bağımsız içerik üretimi imkanıyla birlikte, yatay bir bilgilendirme modelinin hayata geçeceği, katılım ve demokrasinin güçleneceği argümanı bilgi çağının en önemli mesajıydı. Hiç kuşkusuz internet ve bulut teknolojileri ile herkesin bilgiye erişimi ve HERKESİN bilgiyi bağımsız ve kontrolsüz bir şekilde üretimi daha hızlı ve mümkün hale geldi. Fakat bu serbestlik, günümüz krizinde de görüldüğü gibi aşırı bilgi ve paylaşım bombardımanı, neyin doğru neyin yanlış olduğu bir ayrımı zaman zaman imkan dışı bırakmaktadır.

Neticede bu kontrolsüz bilgi paylaşımı ile gerçekleşen dezenformasyon olmuştur.

Bu da hayatımıza, epidemi ve pandemiden sonra yeni bir kelimenin girmesine sebep olmuştur. O da bilgi kirliliği yani İNFODEMİ.

Yakın bir dostumdan gelen bilgiye göre…..,

Çok yakın arkadaşım doktor annesinden duymuş…..,

Hepimiz, bu giriş cümleleriyle başlayan bir çok mesaj aldık. Sonra bunların fake olduğunu öğrendik.

Artık bilgi nereden gelirse gelsin tam emin olamıyoruz.

O kadar şüpheciyiz ki, Sağlık Bakanı tarafından açıklanan rakamların doğruluğundan dahi şüphe ediyoruz. “Evde ölenler kayda alınmıyor” diyoruz. “Sadece falanca yerde 100 tane cenaze vardı. Nasıl olur Türkiye’nin tamamında 127 ölü” gibi bilgiler de geliyor.

Kim bilir belki de haklısınız?

Bir diğeri bazı ilaçların iyi geldiğini ifade ediyor. Ama bunların hiçbiri kanıta dayalı değil. İşte bunların hepsi İnfodemi’yi yaratıyor. Yani Bilgi Kirliliğini Salgını.

Halbuki bu bilgilendirmeleri şeffaf maniple edilemeyecek bir kurum yapsa ve hatta yerel yönetimlerden alınan bilgileri derleyen bir kurum olsa daha inandırıcı olurdu. Sonuçta aynı rakamlar verilse dahi. Örneğin, ABD’de verileri John Hopkins Üniversitesi veriyor.

Peki bu infodemi hastalığından kurtulmak için ne yapmak lazım.

Ben bir şeyler karaladım ama inanıyorum ki, sizler bu önerilerime çok daha fazlasını ekleyeceksiniz. Mutlaka katkılarınızı bekliyorum. cetinozturk@me.com

SİZİN YAPMANIZ GEREKENLER

  • Her zaman sosyal ağlarda karşılaştığımız bilgiye karşı şüpheci olmalıyız. Bu duruş, öncelikle fake içeriklere mukavemet etme anlamında önemli bir adımdır.
  • Bize gelen içerikleri direkt olarak paylaşmadan önce, bilgi kaynakları ve içeriği paylaşan hesapların gerçekliği mutlaka araştırılmalıdır.
  • Bir paylaşımı beğenmeden, retweet etmeden veya paylaşmadan önce düşünülmelidir. Yapacağımız işlemin sonuçları hakkında düşünmeliyiz.
  • İçeriğin kim tarafından ve ne zaman paylaşıldığına dikkat edilmelidir.
  • İçeriğin ne amaçla paylaşıldığı üzerine düşünülmelidir. Bir şeyler kötülenirken bazı başka markalar ön plana çıkarılıyorsa kesin subliminal mesaj içeriyordur.

KURUMLARIN YAPMASI GEREKENLER

  • Uluslararası sosyal medya şirketleri asılsız haber tespitinde daha hızlı davranmalıdır. Asılsız haber paylaşan kişilerin hesapları askıya alınmalıdır.
  • Bağımsız fact-checking (içerik doğrulama) sistemleri geliştirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.
  • Sosyal medya platformları belirlenen fake içerik ve hesaplar hakkında devamlı bilgilendirme yapmalıdır.
  • Dezenformasyonla mücadele anlamında, merkezi değil yerel ve bağımsız otoritelerle daha fazla iş birliğine gidilmelidir

İNFODEMİ EN AZ SALGIN KADAR, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ YIKICI BİR HASTALIKTIR. DOĞRULANMAMIŞ BİLGİ, KİRLİ BİLGİDİR, VİRÜTİKTİR. İNFODEMİYE KAPILMAYIN. KİRLENMEYİN, KİRLETMEYİN.

 

Çetin Öztürk

08 Nisan 2020