GenelGüncelHaberler

Eczacılar tükeniyor

Türkiye’nin dört bir yanında toplum sağlığını koruma ve geliştirme hedefiyle hizmet sunan eczacılık camiası bugün benzeri daha önce hiç yaşanmamış bir ekonomik tehditle karşı karşıya bulunmaktadır. Devasa boyuttaki sorunları kamu bürokrasisi tarafından görmezden gelinen, talepleri yok sayılan, kaderleriyle baş başa bırakılan eczacılar, 16 Ekim Pazar günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda bir miting düzenleyecekler ve kendilerine reva görülen tükenişe “Dur” diyecekler.

‘İLAÇ YOK’

Eczacılık mesleğinin sorunları artık katlanılmaz bir boyuta ulaşmış durumdadır. İlaç Fiyat Kararnamesi başta olmak üzere pek çok ucube uygulama, eczacılık mesleğinin varlığını tehdit etmekte ve eczanelerin iflasa sürüklenmesine yol açmaktadır. İlaç Fiyat Kararnamesi’nin eşi benzeri olmayan, akla mantığa sığmayan yapısı nedeniyle ilaçlara zam yapıldıkça eczacılar zarara uğramaktadır.

Gelirleri sürekli azalan; kira, elektrik, doğalgaz, personel giderleri devamlı artan eczacılar, “kötü sonu geciktirmek için” mevcut kredilerinin üstüne yeni bir kredi çekerek çare bulmaya çalışmakta, başka bir ifadeyle borç sarmalına hapsolmaktadır. Bugün maalesef iki eczaneden biri kapanma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Kronikleşen başka bir sorun ise ilaç yokluğudur. Pek çok ilaç firması maliyetlerinin karşılanmadığı gerekçesiyle, ürettikleri veya ithal ettikleri ilaçları ülkemize ya hiç getirmemekte ya da o ilaçları kullanmak zorunda olan hastaların ihtiyacını asla karşılamayan miktarlarda piyasaya vermektedir. İlaçta uygulanan Avro kurunun, güncel kurun çok altında olması nedeniyle yaşanan “ilaç yokluğu” halk sağlığını tehdit etmekte, hem hastaları hem de eczacıları mağdur etmektedir. Eczanelerde ilaçların bulunmamasının sorumlusu eczacılar değildir. Artık eczacılar, ilaçlarını arayan hastalara “İlaç yok” demek istememektedir.

BIÇAK KEMİKTE

Kamuda görev yapan eczacılar, özlük ve mali haklar açısından adaletsizliğe uğramaktadır. Eczacılık fakültelerinde beş yıl eğitim alan, altı ay staj eğitimi gören kamudaki eczacılar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda uzman tabip ve diş hekimleri ile birlikte aynı hizmet sınıfında yer almalarına rağmen aldıkları ücret bakımından aynı sınıfta yer almayarak ayrımcılığa maruz kalmaktadırlar. Sağlık Bakanlığı’nın, sağlık hizmetlerinin bir bütün olduğunun artık farkına varması gerekmektedir.

Eczacılık mesleğinin geleceğini tehdit eden bir başka sorun ise eczacılık fakültesi enflasyonudur. Türkiye’de 1997 yılına kadar yedi adet eczacılık fakültesi bulunurken bugün itibarıyla eczacılık fakültesi sayısı 60’a dayanmıştır. Kontrolsüzce ve plansızca açılan eczacılık fakülteleri, yetersiz akademik kadro, ekipman, laboratuvar ve bina koşulları nedeniyle eğitimde uluslararası standartların sağlanamamasına neden olmaktadır. Diğer taraftan artan kontenjanlar eczacılıkta istihdamı zorlaştırmaktadır.

Serbest eczanelerden kamu kurumlarına kadar ilacın olduğu her alanda sağlık sisteminin hem maddi hem manevi yükünü her gün sırtında taşıyan eczacılarımız için artık bıçağın kemiğe dayandığı yer çoktan aşılmış durumdadır. Türkiye’nin dört bir yanında gece gündüz demeden canı pahasına görevini yapan eczacılar, artık sorunlarına kalıcı çözüm sağlanmasını beklemektedir ve bunu hak etmektedir.

ECZ. PINAR ÖZCAN

İSTANBUL ECZACI ODASI BAŞKANI

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/olaylar-ve-gorusler/eczacilar-tukeniyor-ecz-pinar-ozcan-1992003

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu