Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
GenelGüncelRöportajlar

ECZACILAR, İLAÇ HİZMETİ YANI SIRA SAĞLIK DANIŞMANLIĞI KONUSUNDA DA ÖNEMLİ BİR ROL ÜSTLENMİŞLERDİR

Eczacı Oda Başkanlarından bu sayıdaki konuğumuz Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz. Adnan Erakın oldu. Erakın eczacıların, toplum sağlığının ve sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez unsurlardan biri olduğunun altını çizdi.

Öncelikle başkanlık görevinizi tebrik ederiz kısaca sizleri tanıyabilir miyiz?
Çok teşekkür ediyorum;

Merhabalar değerli Eczacı Dergisi okurları;

25 Ekim 1964, Bursa doğumluyum. İlk öğrenimimi Bursa Süleyman Çelebi İlkokulu’nda, orta öğrenimimi Bursa Osman Gazi Ortaokulu’nda, lise öğrenimimi Bursa Süleyman Çelebi Lisesi’nde tamamladım. 1989 yılında Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun oldum. Askerliğim sonrasında ilaç sanayinde, 1991-1992 yıllarında İbrahim Ethem Ulagay’da ve 1993 yılında Eczacıbaşı’nda görev aldım. 1993-1995 yıllarında Sosyal Güvenlik Kurumu İnegöl SSK Hastanesi’nde Kurum eczacılığı görevinde bulundum. 1995 yılında Kurum’dan ayrılarak eczane eczacılığını tercih ettim. 25 yıl süre ile Elif Eczanesi ve 4 yıldır da Adnanbey Eczanesi’nin sahip ve mesul müdürü olarak Bursa’da eczacılık faaliyetimi sürdürmekteyim.

Bu arada yaklaşık 26 yıl önce Bursa Eczacı Odamızda ilçe temsilciliği olarak başlayan görevim, komisyonlar ile devam etti. 2005-2011 döneminde onur kurulu yedek üyeliği, 2011-2013 döneminde onur kurulu üyeliği, 2013-2015 döneminde onur kurulu başkanlığı, 2017-2021 döneminde yönetim kurulu üyeliği, 2021-2023 döneminde denetleme kurulu başkanlığı ve son olarak 2023-2025 döneminde Bursa Eczacı Odası yönetim kurulu başkanlığı görevine seçilmiş oldum. Görevimi halen yönetim kurulumuz ve yetkili kurullarımız ile birlikte severek yerine getirmekteyim.

Bölgenizde eczacıların yaşadığı temel sorunlar nelerdir? Bunlar için çözüm önerileriniz nelerdir?

Ülkemizin tamamını etkileyen ilaç yoklukları bizleri de etkilemekte. Aralık 2023 döneminde ecza depolarımızın ilaç yoklukları %20 civarında idi. Ocak 2024 döneminde bu oranın %17’ler civarında olduğunu ve özellikle antibiyotiklerin temininde sıkıntı yaşandığını görüyoruz. Bazı hastanelerimizde yoğun bakım ünitelerinin doluluk oranlarının %90’ı aşmış olduğu bugünlerde, özellikle salgın hastalıklara bağlı olarak belirli ilaçlara çok daha fazla ihtiyaç duyulmakta. Bu arada 16 Aralık 2023 tarihinde yayınlanan son İlaç Fiyat Kararnamesi’nin yürürlük tarihi 25 Aralık 2023 olarak belirlenmişti. Burada bırakılan 9 gün boşluk, ilaç yokluklarının daha da derinleşmesine sebep oldu. İlaç firmalarından ecza depolarına ve depolardan eczanelere ilaç sevkiyatı neredeyse durma noktasına geldi. Bursa Eczacılar Kooperatifimiz bu 9 günlük dönemde 1 kutu, 3 kutu, 5 kutu bile olsa mevcut stoğunu eczanelere paylaştırarak ilaç sevkiyatını kesintisiz olarak sürdürme gayretinde bulundu. Bölgemizde eczacılarımız tarafından ilaç tedariğinde yaşanan sıkıntılara rağmen kesintisiz sağlık hizmetini sürdürmek için özverili bir çaba sergilenmekte.

Eczacılık hizmetlerinin kalitesini artırmanın anahtarlarından biri, nitelikli ve iyi eğitilmiş personel desteğidir. Ancak, ülkemizde nitelikli eczane personeli bulmak giderek zorlaşıyor. Eczacı yardımcıları, teknisyenler ve diğer sağlık profesyonellerinin eğitimindeki eksiklikler, bu zorluğun temel nedenlerinden biridir. Mesleki eğitim kurumlarıyla iş birliği yaparak, bu alandaki eğitim programlarını geliştirmeli ve eczane hizmetlerimizi bu nitelikli çalışanlarla zenginleştirmeliyiz.

Bölgemizdeki kurum ve hastanelerde görev yapan kamu eczacılarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi, yani hekimlere, diş hekimlerine tanınan maaş kat sayı oranlarının kendileri için de adil bir düzeyde uygulanması gerektiği konusunda talepleri olduğunu görüyoruz. Yine kamuda çalışan eczacılarımızın ilgili kanunda düzenleme yapılarak sağlık personeli statüsünde değerlendirmesini, nasıl ki eczanelerimizin 2019 yılında yayınlanan genelge kapsamında bugün birinci basamak sağlık sunucusu olarak tanımlandıysa, kamu kurum ve hastanelerinde görev alan eczacılarımızın da sağlık personeli olarak kabul edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Eczacıların birçok sorunu var bunların başında gelenlerden biri de eczacılık fakültesi enflasyonu bu konuda sizce ne gibi çalışmalar yapılmalı?

Uluslararası Eczacılık Federasyonu (FIP) Eczacılık eğitiminin kalite güvencesi için her ülke kendi standartlarına sahip bir sisteme sahip olmalıdır ilkesi ile eczacılık eğitiminde kalitenin önemini vurgulamaktadır. Eczacılık eğitiminde kalite güvencesi, yetkin eczacıların yetiştirilmesi ve eczacılığın gelişimi desteklenmelidir.

Türkiye’de 2022-2023 öğretim yılında 45 eczacılık fakültesine toplam 5595 öğrencinin yeni kayıt yaptırdığını görmekteyiz. Bu yıl halen eczacılık fakültelerinde okuyan toplam öğrenci sayımız 23892. Bu oldukça yüksek bir rakam. 7-8 yıl içerisinde mevcut eczacı sayımızın 2 katına ulaşması tahmin edilmekte. Özellikle yeni mezun eczacılarımızın yardımcı eczacılık sürecini tamamladıktan sonra eczane açmalarının son zamanlarda oldukça güçleştiğini görmekteyiz. Nüfusa göre eczane açılma kriterlerine bakıldığında yeni eczane açılacak pozisyon sayısı mezun eczacılarımızın yaklaşık üçte biri oranında.

Aslında Avrupa’da hastanelerin yatak sayılarına göre istihdam edilen eczacı sayılarına bakıldığında Türkiye’de ciddi bir istihdam açığı olduğunu görmekteyiz.

Yine ilaç sanayinde yeterli sayıda eczacı istihdam edilmediğini görmekteyiz. İlaç sanayinde eczacılarımızın özellikle Ar-Ge ya da üretim alanlarında daha aktif rol almaları sağlanabilir. Kurumlarda aynı şekilde eczacı kadroları arttırılabilir. Yatak sayılarına göre hastanelerde görev yapan eczacılarımızın sayıları arttırılmalıdır. Gezici sağlık hizmetlerinde eczacılar da görevlendirilebilir.

12-15 Ekim 2023 tarihlerinde Ankara’da 16.Türkiye Eczacılık Kongresi gerçekleştirildi. Bu Kongre’de, halen Avrupa’da uygulanmakta olan gelişmiş eczacılık uygulamalarının pek çok örneklerini gördük. Örneğin, grip aşılarının ve COVID-19 aşılarının ve benzeri aşıların 14 ülkede eczane ortamında serbest eczacılar tarafından uygulandığını, ayrıca ilaç kullanımını optimize etmek ve sağlık sonuçlarını iyileştirmek amacıyla ilaç ayırma hizmetlerinin 19 ülkede lisanslı olarak uygulandığını görmekteyiz. Bu arada giyilebilir dijital teknolojilerin, bilgisayar ve cep telefonu diagnostik uygulamalarının halen pek çok Avrupa ülkesinde aktif olarak uygulanmakta. Hatta İngiltere’de eğitim almış aile eczacılarının belli branşlarda hekime gitmeden reçete oluşturarak tedavi düzenlediklerini görmekteyiz. Avrupa’da yaygın olarak görülen bu uygulamaların ülkemizde de eczacı istihdamında yeni alanlar oluşturulabileceği düşüncesindeyim.

Eczacılıkta uzmanlık yasasının 2014 yılında yayınlanmasından sonra tanımlanmış olan Fitofarmasi uzmanlığı, klinikte bitkisel ürün kullanımı ile ilgili olarak başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanlarına, hasta ve hasta yakınlarına bilimsel danışmanlık yapmayı hedefler. Burada tıbbi bitkiler ile ilgili en yetkin sağlık profesyonelleri olan eczacılarımıza büyük bir görev düşmektedir.

Ülkemizde uzun yıllardır yüksek lisans ve doktora düzeyinde verilmekte olan lisansüstü klinik eczacılık eğitimi, yasal düzenlemeler sonucu 2017 yılında yeni bir boyut kazanarak Eczacılıkta Uzmanlık Sınavı (EUS) hayata geçirildi. Günümüzde klinik eczacılarımızın atamalar sonucu hastanelerde uzman klinik eczacı kadroları ile yer aldığını görmekteyiz. Türkiye’de ilk kez 2023 yılında bin yatak ve üzeri 34 hastanenin yoğun bakım ünitelerinde, enfeksiyon hastalıkları, klinik mikrobiyoloji, kardiyoloji ve hematoloji alanlarında klinik eczacılık hizmeti sunulmaya başlanmıştır. Uzman eczacı kadrolarımızın çoğalması öncelikli dileğimizdir.

İlaç yokluğu her sene görülen bir sorundu ancak son dönemdeki kadar uzun ve derin olmamıştı. Sizce bu durumun çözümü için yeni yılda nasıl bir yol izlenmeli?

Genellikle yıl sonlarında, ilaç firmalarının bakım, sayım ya da ecza depoları ile tedarik anlaşmalarını yeniledikleri dönem olan Aralık aylarında kısa süreli ilaç yokluklarının yaşanması olasıdır. Ham madde tedariğinde yaşanan sıkıntılar, ilaç üretiminde kullanılan yardımcı malzemelerin ya da ambalaj malzemelerinin teminindeki sıkıntılar ilaç üretimini etkileyebilir. Salgın hastalıkların artması, özellikle bugünlerde hem H1N1 influenza virüsünün hem JN.1 Covid-19 virüsünün yaygın olarak etkili olması başta antibiyotikler olmak üzere ilaç yokluğunu daha da arttırmakta. Tek nedeni bu almamakla birlikte ilaç yokluklarının asıl sebebinin ilaç fiyat kararnamesinde baz alınan euro kurunun 17.55 TL değeri üzerinden işlem yapılması olduğunu düşünmekteyiz ki bu değer normalde gerçek euro değerinin tam yarısı oranındadır.

Mevcut enflasyon ortamına bağlı olarak halen uygulanmakta olan euro kurunun ilaç ödemelerinde yetersiz kalması ve ilaç firmalarının bazı ilaçlarını göndermekten ya da ithal etmekten imtina etmelerinin ilaç yokluklarının asıl sebebi olduğunu düşünmekteyiz.

Novartis firması 14 kalem ilacının Ocak 2024 tarihi itibariyle Türkiye ilaç pazarında satılmayacağı kararını açıkladı. Satışı sonlandırılan ilaçlar arasında koah, göz enfeksiyonu, göz tansiyonu, alzheimer, migren ve epilepsi ilaçları bulunmakta. Hem ilaç sanayimizi hem ecza depolarımızı hem de eczanelerimizi etkileyen, yani sağlık sektörünün tamamını etkileyen İFK uygulamasının bir an evvel kalıcı olarak çözüme ulaştırılması öncelikli talebimizdir. Yerli ilaç sanayimiz desteklenmelidir. Eşdeğer ilaç uygulamaları ve hastaların bilgilendirilmesi konusunda çalışmaların yapılması uygun olacaktır.

Ülkemizde eczacıların sürekli problemleri tartışılıyor ve sorunlar hakkında çözümler üretiliyor. Ancak en temel sorunu ve ilk çözülmesi gerek problem sizce nedir?

Geri ödeme kapsamındaki bazı ilaçların temininde kısıtlamalara gidildiğini ve bu ilaçların temininde sıkıntılar yaşandığını görüyoruz. Hastaların tedavilerinde gerekli ilaçlara erişebilmeleri için, kendi bütçelerinden ödedikleri ek ücretlerin ve fiyat farklarının her geçen gün daha da arttığını görüyoruz.

İlaç yoklukları günden güne daha da artmasına rağmen ilaçlara erişim olanakları kısıtlı hale geliyor.

Yeni nesil olarak adlandırılan nanoteknoloji üretim ya da akıllı ilaçlara ülkemizde kısıtlı erişimle ulaşılabildiğini ve hastaların bu tedavi olanaklarından faydalanmasında genellikle sıkıntılar yaşandığını ve bu tip akıllı ilaçları alternatif tedavi metotlarıyla, alternatif ödeme yöntemleriyle ya da hastaların bizzat kendilerinin hukuk yoluna müracaat ederek temin edebildiklerini görmekteyiz.

Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Akılcı ilaç kullanımı amacıyla hastanın ilaçtan sağlayacağı faydayı en üst düzeye ulaştırmak, farklı sebeplere bağlı yanlış ilaç kullanımın önlemek, istenmeyen etkileşimlerin en aza indirilmesi konularında da eczacılarımız önemli rol üstlenmektedir.

Günümüzde eczacılar, ilaç hizmeti yanı sıra sağlık danışmanlığı konusunda da önemli bir rol üstlenmişlerdir. Toplumun sağlık bilincini artırmak, doğru ilaç kullanımını teşvik etmek ve hastalıkları önleyici tedbirler konusunda halkı bilgilendirmek, eczacıların sorumlulukları arasında yer almaktadır.

Toplum sağlığının ve sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez unsurlardan biri olan eczacılarımız, eczanelerinde, hastanelerde, üniversitelerde, ilaç sanayinde, kurumlarda sadece ilaç temininde değil, bilim, teknoloji ve insan odaklı bir yaklaşımla sağlık sistemine değer katarak önemli bir rol üstlenmeye devam etmektedir.

Hakkaniyetli karlılık oranlarıyla mesleğimizi icra edeceğimiz, hastaların ilaç bulmak için eczane eczane gezmek zorunda kalmadığı, eczane ekonomilerinin, ilaç yoklarının, İlaç Fiyat Kararnamesi’nin sorun olmaktan çıktığı günlerde, mesleğimizi hep birlikte yarınlara taşımak dileğiyle tüm meslektaşlarıma, değerli okurlarımıza selam ve sevgilerimi sunuyorum.

Röportajımız için çok teşekkür ediyorum, saygılarımla.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu