Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
GenelGüncelUz. Dyt. Ezgi ÖztürkYazarlar

D VİTAMİNİ SEVİYESİ VE HASTALIKLAR İLE İLİŞKİSİ

Gelin birlikte inceleyelim…

Muhtemelen D vitaminine karşı hem halkın hem de bilimsel ilginin son on yılda arttığını söylememize artık gerek yok.

Bilim insanları, vücudun birçok fonksiyonunda rol oynadığı için D vitamininin insanlara nasıl yardımcı olabileceğini araştırmaya devam ediyor.

D vitamini takviyesi almanın otoimmün hastalık veya ilerlemiş kanser geliştirme riskini azaltabileceğini öne süren bulguları güncel olarak da takip edilmektedir. Aynı zamanda D vitamininin, Kovid-19 enfeksiyonu, şiddetli Kovid-19 semptomları ve Uzun Kovid-19 riskini azaltıp azaltamayacağına dair de çalışmalar devam etmekte…

D vitamini, ağızdan alınabilmesi veya çoğu insanın vücudunun, dışarıdayken cilde doğrudan gelen güneş ışığıyla üretilebilmesi açısından benzersizdir. Yağda çözünen bir vitamindir, yani suda çözünmez ve yağ içeren gıdalarla alındığında en iyi şekilde emilir.

D vitamini kemik sağlığı için gereklidir, böylece kalsiyum ve fosfor yeni kemikler oluşturmak için kullanılabilir. Rickets’i duymuş olabilirsiniz; çocuklarda D vitamini eksikliği nedeniyle kemiklerin yumuşak ve zayıf olmasına neden olan bir hastalıktır.

Yaygın olarak osteoporozun önlenmesi açısından bakılsa da, ortaya çıkan bilim bize D vitamininin kalsiyum emilimini arttırmaktan daha fazlası olduğunu gösteriyor.

Yeterli D vitamini durumunun üniversite sporcularının sakatlanma riskini (stres kırığı vb.) azalttığını gösteren gözlemsel çalışmalarla birlikte, kemik sağlığı nüfusun geniş bir kesimi için önemli bir konu.

D vitamini, bağışıklık sağlığı, zihinsel sağlık, kardiyovasküler sağlık ve daha birçok alanda potansiyel olarak anlamlı rollere büyük ilgi uyandırdı.

Örneğin D3 vitamininin kandaki seviyesi ve takviyesi, belirli popülasyonlarda diyabet, kanser de dahil olmak üzere çeşitli koşullardaki riskin azaltılmasıyla giderek daha fazla ilişkilendiriliyor.

D vitamini düşüklüğü ile yaşlı yetişkinlerin demans riskinin bağlantılı olduğuna dair veriler bulunmaktadır.
Birleşik Krallık’ta yaygın olarak bulunan D vitamini düzeylerinin bilişsel gerilemeyi hızlandırdığını ve demans tanısı riskini artırdığını ve özellikle kış aylarında D vitamini takviyesi almanın gelecekteki demans riskini azaltabileceğini öne sürüyor.D vitamini eksikliğinin gelecekte Alzheimer hastalığı riskini arttırdığı iyi bilinmektedir. Fransa’da yapılan bir araştırmada, D vitamini düzeyi 50 nmol/L’nin altında olanlarda Alzheimer riskinin neredeyse üç kat arttığı görüldü.

70 yaş ve üzeri demans hastası olmayan on iki binden fazla kişinin katıldığı geniş çaplı bir araştırmaya göre, takviyeler demansın önlenmesine de yardımcı oluyor. Üçte birinden fazlası (%37) D vitamini takviyesi aldı ve kullananlarda demans görülme sıklığı %40 daha düşüktü.

“Fakat tek bir besin maddesinin bilişsel gerilemeyi yavaşlatacağına veya Alzheimer hastalığını önleyeceğine dair kanıtlar yeterli değil.”

Calgary Üniversitesi ve Exeter Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar sonucu”D vitamininin beyinde demansı azaltmaya yardımcı bazı etkileri olduğunu biliyoruz. Genel olarak, bilişsel gerilemenin başlangıcından önce erken takviyenin özellikle faydalı olabileceğini öne süren kanıtlar bulduklarını belirtiyorlar.

Louisiana Eyalet Üniversitesi’nden başka bir araştırma ekibi, diyabet, D vitamini ve glutatyon adı verilen bir molekül arasındaki bağlantıyı araştırıyor. Glutatyon maddesi vücudun D vitaminini verimli bir şekilde kullanmasına yardımcı olur.Hem glutatyon seviyelerini iyileştirmek hem de D vitamini düzeyini iyileştirmenin diyabet riskini azaltabileceğinden bahsedilmektedir.

Şimdilik D vitamini konusunda endişe duyan çoğu insanın sağlıklı bir yaşam tarzı yaşamaktan en büyük faydayı elde edeceğini açıklıyor. Buna dışarı çıkmak, fiziksel olarak aktif olmak, sigara içmemek ve D vitamini açısından zengin çeşitli sağlıklı besinler ve takviyeyle desteklemek olacağını söylemeden geçmemek gerek diye düşünüyorum.

Bazı tıbbi durumların D vitamini eksikliğine neden olduğu bilinmektedir ve bu koşullara sahip kişilerin D vitamini düzeylerini kontrol ettirmeleri gerekir:

Kistik fibroz, Crohn hastalığı, çölyak hastalığı ve bariatrik cerrahi geçiren kişilerde sıklıkla D vitamini emilimi değişebilmektedir.

Böbrek ve karaciğer hastalıkları, bu organların D vitaminini aktif hormon formu olan Kalsitriole dönüştürme yeteneğini azaltır ve bu da eksikliğe neden olur.

Paratiroid bezinin fonksiyon bozukluğu, paratiroidin kandaki kalsiyum seviyelerini korumadaki rolü nedeniyle D vitamini eksikliğine de neden olacaktır.

Multipl sklerozlu (MS) bireylerin D vitamini seviyelerini ortalamanın üzerinde tutmaları önerilir ve diğerlerine göre daha sık takip edilmesi ve daha yoğun takviyeye ihtiyaç duyabilirler. Araştırmalar aslında normal D vitamini seviyelerini korumanın koruyucu bir etkiye sahip olabileceğini ve MS gelişme riskini azaltabileceğini göstermiştir.
Hamilelik sırasında vücut, büyüyen bebeğin gereksinimlerine doğal olarak uyum sağlar. Hamileliğiniz sırasında D vitamini seviyenizi takip ederek kendinize hekiminiz aracılığıyla doğru miktarda D vitamini sağlayabilirsiniz.
Araştırmalar hamilelikte, bebeklerde, çocuklarda D vitamini eksikliğinin olduğunu göstermiştir.

Adölesanlar çok çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebilir. Bu nedenle yeterli D vitamini hamilelik ve erken çocukluk döneminde önemli bir odak noktasıdır.

D vitamini, büyümeye yardımcı olmak için kalsiyumun (bağırsaktan) emilimini artırmada önemli bir rol oynar. D vitamini aynı zamanda kas gücü için de önemlidir bu sayede iskelet sistemini destekler. Fetüsün sinir ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışması için gerekli olan kandaki seviyelerinin de yeterli miktarda olması gerekir.

D vitamini eksikliğinin olası belirtileri nelerdir?

Kas ve kemik ağrıları, halsizlik, ağrı ve/veya kramp

Açıkça düşünmekte veya bir şeyleri hatırlamakta zorluk

Depresyon ve sık ruh hali değişimleri de dahil olmak üzere zihinsel sağlık değişiklikleri Tükenmişlik

Uykudaki değişiklikler arasında uyku kalitesinin azalması ve uyku süresinin azalması

Dayanıklılığın azalması

Aşırı terleme

İnce, kırılgan veya aşırı saç dökülmesi olan saçlar

Yavaş iyileşen yaralar veya tekrarlayan enfeksiyonlar

Baş dönmesi

Yüksek tansiyon, kalp hastalığı veya felç

Kilo almak

D vitamini düzeylerini etkilediği bilinen tıbbi bir durumu olan herkesin bir değerlendirme yapması gerekir.

Bu nedenle, aşağıdaki durumlardan dolayı D vitamini eksikliğiniz olduğundan şüpheleniyorsanız:

*Haftanın en az dört günü en az 20 dakikayı doğrudan güneş ışığına maruz bırakın(ülkemiz için özellikle yaz aylarında)

*Yeterli D vitamini alımı içeren bir beslenme profili ve/veya yukarıda belirtilen semptomları yaşıyorsanız, seviyenizi kontrol ettirmeniz gerekip gerekmediğini sağlık profesyoneline danışarak eksikliğinizi giderecek önerilerde bulunmasını sağlayabilirsiniz.

D vitaminini güneş ışığına maruz kalarak sentezleyebildiğimiz için, gün ışığının daha fazla olduğu aylarda, kış aylarına göre daha az insanda eksiklik görülür. Yaşlandıkça birçok faktöre bağlı olarak D vitamini eksikliği riskimiz de artar. Dünya nüfusunun neredeyse %90’a yakını yiyeceklerden yeterince D vitamini alamıyor; neredeyse yalnızca bir grup gıdada (yağlı balık) doğal olarak yüksek oranda bulunuyor, dünyanın pek çok bölgesinde güneş yoluyla kolayca sentezlenmiyor. D vitamini takviyesinin, dolaşımdaki optimal D vitamini seviyesine ulaşmanın en güvenilir yollarından biri olduğu belirtilmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu