CUMHURİYETİN İLK ECZACI GENERALİ: EYÜP SABRİ BÜLGİN

0

Erzincan’da doğan Eyüpzade Salih mahdumu Eyüp Sabri Bey askeri rüştiyeyi bitirdikten
sonra askeri tıbbiyeye devam etmiş ve eczacı  diplomasını alarak askeri görevine başlamıştır. Eyüp Sabri Bey 1902’de askeri eczacı olarak mezun olduktan sonra çeşitli şehirde görevler yapmış, binbaşı olarak Yemen’e gönderilmiş orada uzun süre esir kalmış ve nihayet 1922’de Sivas 2. Kolordu baş eczacılığına getirilmiştir. Sivas’taki bu kolordunun görev sahasında Sivas, Amasya, Tokat ve Samsun illeri bulunmaktadır. Yarbay rütbesine Yemen’deki görevi sırasında terfi ettirilen Eyüp Sabri Bey, Sivas’a geldikten sonra askeri eczacılığının yanı sıra serbest eczacıların da sorunlarıyla ilgilendiği Samsun’da 5 Ekim 1922’de kurulan Anadolu Türk Eczacı Birliği’nin kurucu başkanı olmasından anlaşılmaktadır.

On beşe yakın eczacıyla kurulan bu eczacılık derneğinin kurulduğu dönemde İstanbul’da
adı Türkiye Eczacılar Cemiyeti olan bir dernek faaliyetine devam ettirmektedir. Bir süre sonra bu iki dernek arasında karşılıklı yazışmalar yapılmış ve nihayet birlik genel sekteri eczacı kimyager Ahmed Cevad [Akıska]’nın İstanbul’a gitmesiyle derneklerin birleştirilmesi gündeme getirilmiştir.1 Eyüp Sabri Bey, Ekim 1923 tarihinde Anadolu Türk Eczacı Birliği’nin kapatılarak İstanbul’daki Türkiye Eczacılar Cemiyeti’ne katıldığını2 söylese de Anadolu Türk Eczacıları Birliği’nin 1926 yılında faaliyette olduğunu  ve o yıl yapılan kongrede yönetim kuruluna seçilen şu eczacıların isimlerinden biliyoruz: Seyit Bey, Şevket Bey, Münir Kemal Bey, Osman Bey.3 Eyüp Sabri Bey başkanlığından kurulan bu eczacı derneği Genç Eczacı ismiyle bir dergi de yayınlamaya başlamıştır.

Eyüp Sabri Bey’in 1924’te Sivas’tan ayrılmasından sonra önce Haydarpaşa Hastanesi baş eczacılığına ardından Diyarbakır 7. Kolordu baş eczacılığına atanmıştır. Diyarbakır’dan
sonra 1929’da Ankara’da göreve atanmıştır. 1930 yılında İstanbul’da kurulan Türk Farmakoloğ Birliği’nin kurucuları arasındadır4.

Türk Farmakoloğ Birliği kurulurken Ankara’da görev yapan Eyüp Sabri Bey, Ankara’da bulunan  eczacıların temsilcisi olarak kongrelere katılmış, meslek siyasetinde aktif rol almıştır. Uzun yıllar bu meslek derneğinin faaliyetlerine katılmış, yönetim kurullarında görev yapmıştır.  Hatta vefat ettiği yıl bu derneğin yönetim kurulu görevini devam ettirmekteydi. 1943’te emekli olduktan sonra Aşirefendi caddesinde Eyüp Sabri Bülgin Eczanesi adıyla bir eczane açmış vefat edene kadar bu eczaneyi de işletmiştir. Vefatının bir süre sonra 1948’de
eczane, eczacı Sadri Saylan’a devredilmiştir, Saylan da bu eczaneyi Tahtakale’ye taşıyarak
İtimat Eczanesi adıyla yeniden açmıştır5.

Askeri Alanda Yaptığı Görevler

27 Şubat 1902’de askeri eczacı olarak mezun olduktan sonra on iki yıl boyunca farklı
görevlerde orduya hizmet etmiş. 1913’te binbaşı rütbesiyle Yemen’e gönderilmiştir.
Yemen’deki görevi sırasında 1917’de yarbaylığa terfi etmiş ancak 1919’da burada
esir düşmüştür. 1922’ye kadar Yemen’de esir kaldıktan sonra anayurda geri dönmüş
ve 1922’de Sivas 3. Kolordu baş eczacılığına atanmıştır. Buradan sonra Haydarpaşa
Hastanesi baş eczacılığına görevine getirilmiştir. 1924’te albaylığa terfi etmiş
ve Diyarbakır 7. Kolordu baş eczacılığına oradan da Milli Savunma Bakanlığı Sıhhi ve
Baytari İlaç ve Malzeme Hesapları Tetkik ve Teftiş Komisyonu Başkanlığı’na getirilmiştir.
1929’da Teftiş Dairesi 3. Şube Müdürlüğü’ne atanmıştır. 1935’te Gülhane Hastanesi baş
eczacılığına getirilmiş ve Ağustos 1935’te Tuğgeneral rütbesine terfi etmiştir6. General
olduktan sonra hastanedeki baş eczacılık görevine devam etmiş ve hastanede kurulan
farmakotekni dersinin hocalığına getirilmiştir. 1942’de Sıhhiye Dairesi başkan yardımcılığına
getirilmiştir. Aynı yıl Milli Savunma Bakanlığı  İstanbul Muayene Heyeti Başkanlığı görevine
getirilmiş ve 10 Temmuz 1943 tarihinde tuğgenerallik rütbesinden emekli olmuştur7.
Emekli olduktan sonra da aynı göreve vefat ettiği 21 Ekim 1946 tarihine kadar devam
etmiştir8.

Vefatından bir süre sonra Kadıköy’deki evinden alınarak Beyazıt Camisi’nde kılınan namazın
ardından Beyazıt meydanında yapılan askeri törenle Edirnekapı Şehitliğe defnedilmiştir9.
Eyüp Sabri Bey ülkenin farklı şehirlerinde askeri hizmette bulunup, eczacılığın hem eczane
hem askeri hem de idarecilik görevlerini son derece başarılı bir şekilde yerine getirmiştir.
Eczacılığın mesleki sorunları üzerine çaba sarf etmiş; meslek dernekleri kurmuş, başkanlık ve yöneticilik yapmış eczacı generalimizi rahmetle anıyorum.

Kaynakça
1. Eyüp Talha Kocacık, “İstiklal Caddesinden Yüzler: Eczacı Kimyager Ahmed Cevad Akıska
ve Galatasaray Eczanesi,” Eczacı 18, 197 (2022): 22-23.

2. “Kongre Zabıtları”Farmakoloğ 1, 10 (1931): 285-287.

3. Baki Sarısakal, Samsun Sağlık Tarihi (Samsun: Barış Gazetesi Yayınları 10, 2005), 90. Birlikten bahseden bir yazıda faaliyetine ara verdiği yazmakla birlikte kapatıldığına dair kesin bilgi verilmemektedir. Bkz. Hasan Mehmet [Derman], “Meslek Teşekkülü Nasıl Olmalıdır?,” Farmakoloğ 1, 7 (1931): 184.

4. Türkiye Eczacıları Cemiyeti Nizamnamesi (İstanbul: Hüsnütabiat Basımevi, 1954), 3.

5. “Kendi Âlemimizde Olup Bitenler ve Piyasa Haberleri,” Farmakoloğ 18, 6 (1948):193.

6. “Meslek Haberleri,” Farmakoloğ 5, 5-7 (1935): 1044.

7. Devlet Arşivleri Başbakanlığı Cumhuriyet Arşivi. 30-11-1-0, 161-14-13. 10 Temmuz 1943.; Hasan Derman, “General Eyüp Sabri Bülgin,” Farmakoloğ 13,4-6 (1943): 86-88.

8. Hasan Derman, “General Eyüp Sabri Bülgin,” Farmakoloğ 16, 7-9 (1946): 115-116.

9. Farmakoloğ, “General Eyüp Sabri Bülgin’i Kaybettik,” Farmakoloğ 16,7-9 (1946): 110-112.; Cumhuriyet, Sayı: 7968, 22 Ekim 1946, 2.