ÇÖZÜM İÇİN TEK YUMRUK OLMALIYIZ

0

ÇÖZÜM İÇİN TEK YUMRUK OLMALIYIZ

Tekirdağ Eczacı Odası Başkanı Tolga Mumcu Çetinkaya, sorularımızı cevaplayarak mesleği gelecekte bekleyen sorunlar karşısında ”bir yumruk gibi duramadıkça da çözüme ulaşamayacağız” diyor ve çözüm için tek yumruk olmak gerektiğini belirtiyor.

Eczacılık Mesleğinin parlak geçmişi ve  hızlı yaşanan değişimle gelecekte bekleyen sorunları ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

İnsanlık var oldukça var olacak, insanlar ile şifayı buluşturan, sağlık profesyoneliyiz. Eczacılık, sağlık sektörü her geçen  gün farklılaşan, değişen bir sektördür. Hele ki bazen bugünün doğrusu yarının  yanlışı haline gelebilecek kadar. Bu bağlamda eczacılık mesleği de değişime uğruyor. 2005 yılında SSK’nın mavi bir ekran ile serbest eczanelere açılması, evet açıldı bir reçete 20-25 dak giriliyordu. Bu güne geldiğimizde ise devlet, her bir kutu ilacın kime satılabildiğini görebilecek hale gelmiştir. Geçtiğimiz on yıl içinde ilaç fiyat kararnamesi, artan kamu iskontoları, ilaç fiyat düşüşleri, eşdeğer bandında düşüme, farmasötik eşdeğer uygulaması. Bir sektörü düşünün ki gelişmeler ve yapılan düzenlemeler ekonomi değerleri üzerinden yapılsın, hele ki sağlık. Maalesef ki ülkemizdeki uygulama sadece sağlık ekonomisi üzerinden yürümektedir. Biz, çok yazıldığı için doktor branş kısıtlamasına giren, yine çok yazıldığı için raporlu ilaç kapsamına alınan, reçeteleme hastane farklılıkları getiren uygulamaları yaşıyoruz. Biz eczacıyız ilacı, ilacın kullanılışını, ilacın etkilerini, hastanın ilaca uyuncunu takip eden ve uygulayan meslek grubuyuz. En azından aldığımız eğitim, bildiğimiz iş bu.

Dermakozmetik, gıda takviyeleri, ilaç dışı ürünlerinde mesleğimize, eczanelerimize gelişi güzel, hesapsızca girdiği yılları yaşadık. Belediyelerce işyeri açma ruhsatları, sonra Tarım il müdürlüklerinin gıda takviyeleri denetlemeleri, veteriner ilaçların reçetesiz satışlarının denetlenmesi……

Ben eczacılık fakültesinde ne bu konuda eğitim aldım, ne de eczacı olunca bunlarla karşılaşacağımın bilgisini. O kadar eczane ve sanayi stajlarımda da karşılaşmadım. Biz eczacılar, çok ağır kimya ve farmakoloji eğitimi alıp sahada bunları kullanamaz hale getiriliyoruz. Geriye dönüp baktığımda aslında eczacılık mesleği ile ilgili çokta değişim yok,  devlet uygulamaları ve prosedürler ile ilgili değişimler olmuş. Ve maalesef her geçen gün biz mesleğimizi yapamaz hale getiriliyoruz.Bizi ne bekliyor? Nano-teknoloji, bi-yo-teknoloji, farmakogenetik tedavi, farmasötik bakım, fitofarmasi kısacası teknolojinin tüm olanakları kullanılarak tamamen kişiye özel tedavi ve takibi. Eczacı vazgeçilmez hale gelmek için daha çok ilaca sahip çıkmalıdır. Bizler meslek örgütlerinde görev alan askerler olarak ilaç sektöründe takipçi değil öncü olmak zorundayız.

Rehber Eczane hakkındaki düşüncelerinizi de alabilir miyiz? Mesleğin geleceğini  kurtaracak bir proje midir?

Türk Eczacılar Birliği işte bu noktada çok güzel bir projeye imza attı. Bizler odalar olarak tamamı ile arkasında durup desteklediğimiz bir projedir bu. Şu anda meleğimizin geleceğe dönük olarak vazgeçilmez noktada yer almasını sağlayacak ve bizim her zaman dediğimiz
‘Eczacı en yakın sağlık danışmanınızdır’ sloganını da destekleyecek bir projedir. Biz bir şekilde bu işi eczanelerimizde yaparken, şimdi artık standardize hale getirilmiş ve geri bildirimi yapılır hale geldi. Rehber eczane projesi için aslında yanlış bir kelime kullanıyorum. Çünkü artık proje olmaktan çıkmış uygulamaya geçmiştir. İşte biz artık mesleki bilgi ve birikimimizi kullanabileceğimiz, hastaların ilaca uyuncunu takip edip, arttırabileceğimiz bir uygulamadır.
Bu uygulama aynı zaman ilaçların kullanımını ve hastanın ilaçtan faydasını arttıracağı için gereksiz ilaç sarfiyatını da, hastanın doktora çıkış sıklığını da azaltacaktır. Bu durum devletin ilaç ödemesinde azal-
ma ve kamu kaynakların verimli kullanılmasına da sebep olacaktır.
Rehber eczane, meslek hakkına giden yolda bir basamak olacağı da bir gerçektir. Verilen hizmet ve mesleki danışmanlık aktarımı sonucunda sağlık otoritesi de gereken desteği vereceğine inancımız sonsuzdur. Bu uygulama bizim mesleğimizden alacağımız zevkin de tekrar artmasına vesile olacaktır.

Eczacılığın ekonomik örgütü kooperatifçilik sizce yeterince efektif kullanılıyor mu?

Ben çok şanslı oda başkanlarından biriyim. Bunu da her fırsatta her ortamda söylüyorum. Çünkü ülkemizin iki güzide ecza kooperatifi bizim bölgede hizmet veriyor. Tabi ki biz hem oda yönetimi olarak hem de şahsi olarak var gücümüzle destekliyoruz. Destekliyoruz derken, yeni eczane açacak meslektaşlarımızı karşımıza alıp saatlerce kooperatifçilik ve
birlikteliğin gücünü anlatıyoruz. Örgütçülüğün ne anlam geldiğini neden birlikte hareket etmemiz gerektiğini anlamasını sağlıyoruz. Kooperatiflerimizi odamızın her türlü eğitim, toplantı, etkinliklerinde yanımızda ve en önde tutmaktayız. Buna paralel olarakta kooperatiflerimizin her türlü organizasyonlarında yönetim olarak tam kadro yer almaktayız.
Meslektaşlarımıza her durumda tüm ortaklarına aynı şekilde davranıp, değerlendiren, tüm üyelerine aynı mesafede olan bir yapıdan bahsediyoruz. Mesleğimizin güçlenebilmesi için kooperatiflerinde güçlendirilmesi şart. Şahsım ve yönetimin elimizden geleni sonuna
kadar yaptık ve yapmaya kararlıyız.

Mesleğin tepe örgütü TEB ve getirdiği Çözüm önerileri sizin için yeterli mi, daha başka neler yapılmalı?

Eczanemi açtığım günden beri eczacı odasının her türlü kademesinde görev aldım. Eczacı odasında çalışmak gönüllülük esasına göre olmaktadır. Herhangi maaş ya da oturum ücreti gibi ödemeler yoktur. Ama mesleğin geleceğine, ekmeğini yediğiniz mesleğinizin kilometrelerine taş olmak vardır. Biz de bunun için çalışıyoruz.
Biliyorsunuz bu yıl bizim seçim sürecimiz vardı. Yıllardır bir arada hareket ettiğimiz odalar ile birlikte mevcut yönetimden yana değil farklı bir yola çıkarak bir yapılanma kurmaya çalıştık. Ama tabi bu süreç biraz zor oldu. Önce odalarımızın genel kurullarını bitirdikten sonra ancak bu yola çıkabildik. Neden farklılaştınız sorusu soruluyor. Çünkü;
• Demokratik bir yönetim,
• Çoğulcu bir yönetim,
• Tabandan kopmayan, gelen sesleri dinleyen
• Eleştirilere açık ve kulak veren,
• Ötekileştirmeyen,
• Olaylara ve gelişmelere hızlı tavır alıp, reaksiyon veren,
• Kamunun karşısında onay veren değil yön verdiren,
• Gereğinde tepki koyarak, kararlılığını sonuna kadar götürebilen bir yapı kurmak için yola çıktık. Ama tabi bu kısa sürede gerçekleştirilecek bir dava değildi. Bu 2021 yılı genel kurul hazırlıkları.
Bugün itibari ile seçim bitti, yol ve amaç tek. Alınan kararların arkasında durup, koşulsuz desteğe devam edeceğiz. Başta söylediğim gibi her gün yeni bir gelişme ya da değişim ile karşı karşıya kalamıyoruz. Bunlara enerjimizi harcadığımızda da planlarımızı gerçekleştiremiyoruz. Şu anda gelecek adına bir vizyonumuz var mı var, ama sadece kağıt
üzerinde ve hayalde. Evet bazen içinde bulunduğumuz zamanda siyasetin gücü ve etkisi çok güçleştiriyor işleri, karşısında dimdik bir yumruk gibi duramadıkça da çözüme ulaşamayacağız.
Şu anda eczacının en büyük sorunu ekonomik ve kimlik kargaşası. Kimlik, kendimiz yol çizdiğimiz zaman kazanılması kolaydır. Fakat ekonomik değerleri kazanmak emek ve kararlılık ister. İlk ve acil olarak atılması gereken adımlar da; İlaç fiyat kararnamesinde, ilaçtaki eczacı karlılığı arttırmak, yine fiyat kararnamesinde ilaçta karlılık fiyat kademelerinde özellikle de 4. ve 5. kademenin rakamlarının geçen yıllara ve enflasyona göre güncellemesi yapılmadığı sürece ekonomik olarak bir rahatlama olmayacaktır.
Mesleğimizin bir nebze olsun nefes alabilmesi için karlılık artışı zorunludur.
İkici sırada artık SGK’ya yapılan iskontoların eczaneler arası farklılaşmaya sebep olan ve artık yüksek cirolu eczaneler üzerinde de çok büyük bir yük olan eczane iskontolarının kaldırılması ya da sembolik bir değere indirilmesi gerekmektedir. Düşük cirolu eczanelere reçete hizmet bedelini yüksek tutarak, yüksek cirolu eczaneleri de destekleyerek bu durum
biraz olsun düzelebilir. Önümüzde zorlu bir SGK protokol süreci var. Biten sözleşmeyi sadece maddi konularda değil diğer başlıklarını da bizleri koruyacak şekli ile imzalamamız gerekiyor.
Eğer bir olur ve aynı yere vurursak ses çıkartmama şansımız olamaz.