COVID-19 AŞISINI DEVLET KARŞILAYACAK

0

Mart ayından bu yana Yeni Koronavirüs (Covid19) Salgını dünyanın olduğu kadar ülkemizin de ana gündemi. Ne yazık ki, dokuzuncu ayını doldurduğumuz bu mücadelede Temmuz ayından itibaren tedbirlerin hızlıca ve birden kaldırılmasının cezası olarak bugünlerde salgının ikici ve hatta bölgesel olarak üçüncü zirvelerini görüyoruz.

Kış aylarıyla birlikte salgının artması ve günlük vaka sayısında Avrupa liderliğine oturmamız sonrasında yeni tedbirlerin uygulanması zorunluluk haline geldi. Sokağa çıkma yasaklamasından belirli sektörlerde mesai değişikliğine, toplu bulunulan işyerlerinin kapatılmasından seyahat kısıtlamalarına kadar geniş kapsamda uygulanan sınırlamaların temel amacı Covid19 aşılamaları başlayana kadar salgını sürdürülebilir sınırda tutmak.

Tünelin Sonundaki Işık Göründü

Durum her ne kadar mevsimsel etkilerle ağırlaşmış olsa da her şey karamsar değil. Covid19 aşısının birçok firma tarafından piyasaya sürülme aşaması gelmesi tünelin ucundaki ışığın göründüğü anlamını taşıyor. Türkiye’de daha önce kamuoyu ile paylaşıldığı gibi farklı aşı çalışmalarını yakından takip ediyor ve olabilecek en erken dönemde, etkili ve güvenli olduğu kanıtlanmış aşılara ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Hali hazırdaki Sağlık Bakanlığımız Sinovac firmasının inaktif virüs aşısının temini için sözleşme imzalamış durumda. Satın alınan 50 milyon dozun ilk parti olarak Aralık ayında 20 milyonu, Ocak ayında ise 10 milyon doz aşının Türkiye’ye getirilmesi hedefleniyor. Sağlık Bakanlığımızın Almanya menşeli bir mRNA aşısı için de görüşmeler halen devam etmekte. Toplamda üç aşı için Türkiye halen görüşmelerini sürdürüyor.

Türkiye’nin planlaması toplamda 50 milyon doz aşının Çin’den 25 milyon doz aşının ise Almanya’dan getirilmesi. Önde gelen epidemiyologların belirttiği üzere toplumun yüzde 60’ının bağışıklığının sağlanması için Türkiye nüfusunun yüzde 7580’inin aşılanması gerekiyor. Bu ise en az 55 milyon kişinin aşılanması gerektiğini gösteriyor. İki doz olduğu için de Türkiye’de en az 110 milyon doz aşının kullanılması beklenmekte.

Ancak şunu belirtmek gerekiyor. Aşılama aylar belki yıla uzayacak bir süreç. Bu süreçte mümkün olan en hızlı şekilde en fazla nüfusun aşılanması elimizi güçlendirecek olsa da en az yüzde 60 bağışıklık sınırını tutturarak hastalığın salgın boyutunu durdurmak için yeterli bağışıklık oluşuna dek toplum olarak maske, mesafe ve temizlik üçlüsünden oluşan tedbirlere sıkı sıkıya bağlı kalmamızdan geçiyor.

Yaygın Aşılama Başlayacak

Sağlık Bakanlığı’nın temin ettiği üç aşıdan birisi olan, sözleşme imzalanan aşı ile ülkemizde geliştirilen aşılardan ilk klinik çalışmalara ulaşan aşı “inaktif ” diye bilinen aşılar. İnaktif aşılar, farklı hastalıklar için uzun yıllardır ülkemizde uygulanmakta olan ve uzun dönem güvenlilikleri bilinen aşıları oluşturuyor.

Türkiye’nin temin etmek üzere olduğu bir diğer aşı ise mRNA aşısıdır ve genetik yoldan etki eden ve daha kısa sürede üretilebilen bir aşı. mRNA aşıları insanlarda yeni uygulanan bir teknoloji ile hazırlanmakta. Türkiye’nin standartlarına uygun olabilecek diğer alternatif aşılar için de Türkiye’nin görüşmeleri devam ediyor.

Aşıların temini sonrasında yaygın aşılama, uygulanma ve hasta takibine yönelik olarak lojistik imkanların ve alt yapının hazır durumda olması da Türkiye’nin avantajlarından biri. Türkiye sağlık sisteminin kalitesi, yaygın altyapısı ve gücü aşılama sürecinde de bize avantaj sağlıyor.

Risk Grupları Öncelikli Olacak

Türkiye’nin temin ettiği Sinovac aşınının ilk partisinin Aralık ayı içerisinde Türkiye’ye gelmesi beklenmekte. Aşılar geldiğinde öncelikle uluslararası akredite Halk Sağlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Laboratuvarları tarafından gerçekleştirilecek. Ülkemize ithal edilen tüm aşılarda da uygulanmakta olan tüm incelemelerin yapılması sonrasında aşılamanın başlaması planlanıyor.

Bu incelemelerde aşının güvenlilik testlerinin olumlu çıkması ve sonuçlanmakta olan Faz 3 çalışmalarının erken sonuçlarının açıklanmasını takiben veriler, TİTCK tarafından değerlendirilecek ve ülkemiz standartlarına uygun bulunduğu takdirde erken kullanım izni verilecek. Aşıların uygulanmasına bu aşamadan sonra geçilecek.

Aşılamaların Sağlık Bakanlığı’nın uzun yıllardır uygulamakta olduğu Aşılama Programı prosedürleri ve protokolleri ile aile hekimleri, kamu hastaneleri ve aile sağlık merkezlerinde yapılması planlanmakta. Aşılar için maliyet tümüyle devlet tarafından karşılanacak, aşılamalar ücretsiz olarak yapılacak. Aşılamalar için Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nde düzenleme yapılarak SGK bütçesinden finansman modeli de görüşülen konular arasında.

Risk Grupları Öncelikli Olacak

Aşı dağıtım planlamasında DSÖ tarafından dikkat çekilen insan hakları, eşitlik, adalet ve meşruiyet çerçevesinde bir dağıtım çerçevesinin oluşturulmasına çalışılıyor. Bu çerçevenin temelini oluşturan etik ilkeler arasında maksimum fayda sağlanması, sağlık eşitsizliklerinin azaltılması, aşının adil, şeffaf ve kanıta dayalı dağıtılmasının sağlanması bulunmakta.

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nca çeşitli nüfus grupları arasında enfeksiyon kapma, ölüm oranı, olumsuz toplumsal etki riski gibi unsurlar göz önüne alınarak genel öncelikler belirleniyor. Bu önceliklere göre aşılama çalışmalarının dört aşamada yürütülmesi planlanmakta.

İlk aşamada sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlar ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinler aşılanacak. Böylece salgında bulaş, yoğun bakım ve ölüm riski en üst düzeyde olan nüfus grubunun koruma altına alınması hedefleniyor.

İkinci aşamada toplumun işleyişi için gerekli sektörlerde ve yüksek riskli ortamlarda bulunan ve kritik işlerde çalışan kişiler ile 50 yaş ve üzeri en az bir kronik hastalığı bulunan kişiler aşılanmakta.

Genel Aşılama  Yaz Aylarını Bulabilir

Belirttiğimiz üzere 120 milyon dozlara ulaşabilecek bir aşılamayı bugünden yarına yapmak pek mümkün değil. Bu nedenle genel nüfusun aşılanmasının yaz aylarını bulabileceği belirtiliyor.

Aşılamanın üçüncü aşamasında, 50 yaş altı en az bir kronik hastalığı bulunan vatandaşları, genç yetişkinleri, ilk iki grupta yer almayan sektör ve mesleklerde çalışanları aşılamak planlanıyor.

Dördüncü ve son aşamada ise ilk üç grubun dışında kalan tüm bireyler aşılanacak. Bu aşamaya ancak yaz ayları hatta 2021 kışında geçilebileceği tahmin edilmekte.

Buna karşın eğer Türkiye aşı temininde gecikme yaşamaz ise dünyada aşılama çalışmalarına erken dönemde başlayan ilk ülkelerden biri olacak. Epidemiyologların belirtti üzere Covid19 virüsünün mevcut bulaştırıcılık seviyesinde toplumun yüzde 60 oranında aşılanması salgını durduracak. Ancak görünen o ki en azından yaz aylarına kadar maske, mesafe ve temizlik kurallarına toplum olarak riayet etmeye devam etmemiz gerekecek.

SAĞLIK VE SOSYAL GÜVENLİK SEKTÖRÜNDE GÜNDEM

Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi Değişti: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince uygulanan Sosyal Güvenlik Kurumu İlaç Geri Ödeme Yönetmeliği’nin 12 nci maddesi ile SGK Sağlık Uygulama Tebliği’nin 4.4.1, 4.4.2, 5-(g), 7-(e), 9-(ı) ve 9-(i) maddeleri gereğince düzenlenen “Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi” 08.10.2020, 22.10.2020, 29.10.2020, 05.11.2020, 12.11.2020, 15.11.2020, 19.11.2020, 26.11.2020 ve 03.12.2020 tarihlerinde değiştirilmiştir. Okurlarımız güncel listeye SGK’nın resmî web sitesi olan www.sgk.gov.tr adresinden ulaşabilir.

SUT’ta Zorunlu Danıştay Değişikliği: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/09/2020 tarihli 2019/11029, 2019/11354 ve 2019/11734 sayılı kararları ile; 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin 04/09/2019 tarihli ve 30878 (1. mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile değişik “Nöropatik ağrıda ilaç kullanım ilkeleri “ başlıklı 4.2.35.A numaralı maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkralarında yer alan “3 ay süreli” ibareleri ile “Kronik kas iskelet ağrısı ve fibromiyaljide ilaç kullanım ilkeleri” başlıklı 4.2.35.B numaralı maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan “üçüncü basamak sağlık kurumlarında” ve “3 ay süreli” ibarelerinin yürütmesi durdurulmuştur. 26/11/2020 tarihinden başlayarak Sağlık Uygulama Tebliğinin ilgili maddeleri bu doğrultuda yürütülecektir.

SGK (C) ve (D) Grubu Tıbbi Malzeme Başvurularını Almaya Başlıyor: SGK’ca 20.04.2016 tarihinde yayımlanan “Sosyal Güvenlik Kurumu Tıbbi Malzeme Başvuruları ile İlgili Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönerge” kapsamında yapılmakta olan D grubu başvurular, 2019 Temmuz ayından bu yana geçici bir süre ile kaldırılmış idi. SGK tarafından yapılan açıklama ile ihtiyaca binaen, D grubu başvurular Allogreft Ürün Grubu hariç yeniden alınmaya başlanacağı duyurulmuş bulunmaktadır. Yeni uygulama ile D grubu başvurular, beyan usulü eşleştirme dönemi referans gösterilmeden, Nisan 2018 dönemi itibariyle elektronik ortamda başvurusu yapılmış ve bilimsel komisyonlarca değerlendirilerek sisteme tanımlanmış olan barkodların referans gösterilmesi koşulu ile yapılabilecektir. SGK’ca belirlene takvime göre Aralık 2020 döneminde C grubu başvuru alınmayacak olup, Aralık 2020 dönemi itibariyle D grubu başvurular, Ocak 2021 dönemi itibariyle de C grubu başvurular, alınmaya başlanacaktır. Ayrıca yeni uygulamayla; halihazırda C grubu başvurular için 90 (doksan) gün olan itiraz süresi 15 (onbeş) gün olarak uygulanacaktır. Hem C grubu hem de D grubu başvurular sonrası teslim edilecek evrakların en geç elektronik başvuru bitimini takip eden 5 (beş) iş günü içinde SGK’nın evrak birimine teslim edilmesi gerekmektedir.