Çalışmak, Çalışmak, Çalışmak

0
Sevgili Eczacı Dergisi Okurları,
Yarım asırı geçkin hayatımda gördüm ki, sürekli bir değişim içindeyiz. Biz ne kadar var olan düzenimizi bozmadan daha iyi duruma getirmeye çalışsak da değişim, dışarıda olan, bize bağlı olma­yan değişim bizi sürekli sarsıyor. Sonunda değişmeye karar veriyoruz. Tam değiştim, tamam oldu bu iş derken, bakmışsınız yine bir şeyler değişmiş.
Değişimi yakalamak neredeyse müm­kün değil. Ne yapalım değişime teslim mi olalım.
Hayır tam tersi, değişimi yakalayıp geçe­lim, değişimin öncüsü olalım. Cesaretle fikirlerimizi, hayallerimizi uygulamak mücadele edelim. Başta bize gülebilirler,
siz çalışmaya devam edin, siz yeterki kendinize inanın. Tabii sadece inanmak yetmez. Aslında değişimi yakalamak için de, geçmek için de fikirlerden öte çok çalışmak gerekir. Gerçekten planlı, yazılı, programlı, sistemli çok çalışmak gerekir. Düşünsenize bir sanatçı sahneye çıkar çıkmaz istediği rolü yapabiliyor mudur sizce?
Kesinlikle hayır, aynı rolü yüzlerce kez tekrar, tekrar tekrarlar. Ta ki mü­kemmel olana kadar. Bir sporcu da aynı şekilde başarılı olabil­mek için aynı hareketi belki milyon kez
yapmalıdır. Bizler de öyle, çok çalışmalıyız. Hep aynı şeyleri yaparak değil, geleceği düşünerek çalışmalıyız. Tabii bu çalışmalarımızı verimli ve faydalı hale nasıl getirebiliriz
ona da bakmamız lazım. Hem geleceğe dönük, hem verimli, hem de faydalı çalışmak hedefimiz olmalı. Bazen 20 sene önceki eczacılık mesleği veya ilaç sektöründeki karlılıklar olma­yabiliyor. O zaman daha verimli çalışma­nın yollarını bulmamız lazım. İşimizin
konseptini değiştirerek insanlara daha faydalı işler nasıl yapabilir, ürünler nasıl üretebiliriz ona bakmamız lazım. Eczacılık açısından bakacak olursak 20­ 30 sene sonrasını düşünemiyorum. Bana göre şöyle olacak: Dünya’da ilaç artık eczanelerden alınmayacak. Eczanelerde daha çok koruyucu sağlık ürünleri, gıda takviyeleri, dermokozmetik ürünler ve
yeni icat edilmiş elektronik cihazlarlar üretilebilen majistral ürünler tekar re­vaçta olacak. Eczacılık mesleği hak ettiği yeri almaya devam edecek ancak eczacı daha çok koruyucu sağlık konusunda danışmanlık hizmetleri vererek hayatını kazanacak. Türkiye’de ise durum farklı olacaktır. 50 küsür eczacılık fakülte­sinden mezun eczacılardandünyaya açılamayanlar Türkiye’de büyük bir kaos yaşayacaklar. Eczacı ilaç vermeye devam edecek ancak burada ilaçtan değil, reçe­teden kutubazında kazanmaya başlaya­cak. Eczaneden koruyucu sağlık hizmeti verilmesine kısmen geçilecek ancak devlet veya halk bunun için bir danış­manlık ücreti ödemek istemeyecektir. Eczacının şu anki zorlu hayat şartlarının Türkiye’de daha zorlu olacağını düşünü­yorum. Tabii bu gidişle. Ama bu gidişi değiştirmek elimizde, elinizde. Geleceği öngererek, korkmadan, kızmadan öngördüğümüz geleceği kabul etmek ve bunu değiştirmek için nasıl verimli, faydalı çalışacağımızı bulmamız lazım.
Benim hala umudum var.
Sevgi ve saygılarımla,