Boş Sayfa

0

Mecliste sağlık emekçilerine yönelik düzenleme görüşülüyor, kamu eczacıları görmezden geliniyor. İlaç Fiyat Kararnamesi en son 2009 yılında güncellendi, acil güncelleme yapılması gerekiyor ama görmezden geliniyor. Sabit kur uygulaması nedeniyle ilaç yokluğu kalıcı hale geldi, bu da görmezden geliniyor. Nereye kadar böyle gidecek?”…

Diye, yazmış değerli meslektaşım Erdoğan Çolak sosyal medyada. Bunu okuyunca aklıma EDAK’ta yıllar önce bizeVeğitim vermiş olan Olgun Kırçıl’ın bir anlatısı geldi. Olgun Bey, “İşiniz ne olursa olsun önünüzde 2 boş sayfa vardır” demişti. Birincisinde; işinize direkt etki gösteren kurumların vs. size yönelik kararları. Yani, eczacılık söz konusu olunca (Sağlık Bakanlığı, SGK vs.) diğer sayfada ise (En önemlisi de bu) “Sizin kendi yaptıklarınız ve projeleriniz yazar” demişti.

“Birinci sayfadan bir kararı, kendi sayfanıza geçirebilirseniz bu güzel bir başarıdır” demişti. Buna benzer bir konuşmayı Avrupada bir Fransız dostumla konuştuğumda da bana
şöyle demişti; “Sen ne yaptın ona bak”…

Aslında sihirli cümleyi bana söylemişti; önce biz bir şeyler yapacaktık. Hani ünlü İngiliz sözüdür (Sevgili Işık’ta çok kullanırdı) kendi planı olmayan başkalarının planlarının bir parçası olur diye, tam da bu noktada olduğumuzu fark ettim…

“Meli, malı” demekle hiçbir yere varma imkanı olmuyor. Değişimi kendi bünyenizden başlatamazsanız kimse sizi fark etmiyor bu dünyada ve size sadece kendi pencerelerinden
bakmaya devam ediyorlar.

O yüzden her yazımda tekrar etmekten usanmayacağım, eczacılık konusunu ön plana getirecek önemli mesleki değişim programlarına ihtiyaç var. Bugün için en önemli
program ise Klinik Eczacılık olarak görünmektedir. Mesleki standartlarımızı yükseltecek Farmakovijilansı hayata geçirecek başka bir yol görünmemektedir.

Öncelikle ikinci sayfaya odaklanalım. O sayfa boşsa laftan başka bir şey üretemeyiz.
Saygılarımla….