Alerjik semptomlarınızı azaltarak baharın tadını çıkarma vakti

0
261

Baharın gelmesiyle birlikte alerjik hastalıkların görülme sıklığında büyük bir artış olur. Havada yayılan
ağaç, çiçek ve çimenlerin oluşturduğu polen yapıları en temel sebebidir. Bunun dışında mantar
sporları, hayvan tüyleri vb. durumlarda etkili olabilir. Gözlerde ki ve burun zarlarındaki kılcal
damarların genişleyip dokunun şişmesine yol açar buna saman nezlesi denir. Alerjik reaksiyonların
içerisinde en yaygın görülen tür olan bahar alerjileri her ne kadar ciddi hastalık grubunda sayılmasa
da, günlük hayatı olumsuz etkileyen ve yaşam kalitesini belirgin şekilde düşüren dönemsel
sorunlardan biridir. Alerji türlerinin en yaygın olanı alerjik rinittir. Alerji vakalarının yaklaşık %75’ini
oluşturur. Hastalık, akan-kaşınan burun ve göz, hapşırma, boğaz kaşıntısı, burun ve boğazda çok
miktarda akıntı ile kendini gösterir.
Hemen hemen herkeste farklı derecelerde, farklı türleri görülebilir. Mevsimsel olabildiği gibi yıllar
boyunca da aralıksız sürebilir.
Doğal yaklaşım
Alerjik semptomların kontrol altına alınmasında doğal antihistaminik etkileri bulunan C vitamini,
kuersetin gibi desteklerden faydalanılabilir. Ayrıca inflamasyonun arttığı alerjik rinit durumunda,
inflamasyona karşı etkili bromelain vücuttaki inflamasyonu ve hava yollarındaki ödemi kontrol altına
alınmasına yardımcı olarak sürece katkıda bulunur.
Kuersetin
Bitkilerde bulunan güçlü antioksidan yapılar içerisinde aktivitesi en fazla olan flavonoid kuersetindir.
Kuercetin ile ilgili dikkat çekici bir bilgi immün hücrelerden allerjik reaksiyon başlatan kimyasal
histaminin salınımını engelleyebileceğine dair yapılan çalışmalardır. Bu çalışmalar baz alınarak
kuercetin alerji ve astım tedavisinde takviye olarak sıklıkla kullanılır. Ayrıca alerji oluşumunda rol alan
farklı maddeleri bloke etme özelliği de göstermiştir.
C Vitamini
C vitamini, hava yollarını kaplayan mukozanın temel antioksidanı olduğu için akciğer sağlığı açısından
özel bir önem taşır. Düşük C vitamini seviyelerinin astım açısından da bağımsız risk faktörü olabileceği
düşünülmektedir. Bu alanda yapılan çalışmalarda günde 1-2 g C vitamini alan hastalarda solunum
ölçümlerinde belirgin iyileşme görüldüğü yönündedir.
C vitamini aynı zamanda histamin seviyelerini düşürerek alerjik problemlerde yarar sağlamaktadır.
Probiyotikler
Araştırmalar, bağırsaktaki probiyotik bakterilerin alerjik semptomları azaltamaya yardımcı
olabileceğini söylüyor. Bazı bağırsak bakterilerinin histamin üretimini arttırırken bazıları ise histamini
parçalayıcı etki gösterir.
Yapılan bir araştırmada “bifidobakterium longus ve infantis” tipi bakterilerin histamin salınımını
arttırdığını, diğer bir araştırmada ‘’laktobasillus rhamnosus’’ tipi bakterinin histamin yıkımını
arttırdığını göstermiştir. Doğru bir probiyotik desteğinin seçimi bu süreçte bağırsak floranızdaki
histamin salınımını etkileyecektir.

Omega-3
Beyin fonksiyonları, kalp damar sağlığı, bağışıklık sistemi ve pek çok kronik hastalığın tedavisinde
önemli rol oynayan omega 3 yağ asitleri, alerjik hastalıkların önlenmesinde de önemli rol oynuyor.
Bağışıklık sistemini destekleyerek başta astım olmak üzere alerjik hastalıkların (besin alerjisi, atopik
dermatit) anneden bebeğe geçişini engelliyor. Alınan omega 3 miktarı arttıkça çocuktaki alerjik
hastalıklara yakalanma riski de buna paralel olarak azalıyor. Alerjik rinit, iltihaplı bir hastalık olduğu
için omega 3 yağ asitleri bronşlarda inflamasyon oluşumunu, ilerleyen süreçlerde de astımın ortaya
çıkmasını önlüyor.Semptomların iyileşmesine yardımcı oluyor. EPA ve DHA toplamı en az 500 mg olan
takviye formları bu süreçte tercih edilebilir.
Bromelain
Ananastan elde edilen bir sindirim enzimi olan bromelain, histamine bağlı olarak oluşan ödemin
azaltılmasını sağlar. Mukus yoğunluğunu azaltarak, bronşların açılmasına yardımcı olur. Böylece
astım, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı gibi semptomları azaltabilir.